YAŞAR KEMAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAŞAR KEMAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2016 Pazar

Deniz Küstü

Deniz Küstü Yaşar Kemal'in İstanbul'u anlatan romanıdır. Bu romanda yazar insanları, ağaçları, suları, balıkları, otomabilleri, minareleri, kuşları, camileri ile bütün bir şehrin dokusunu ve bu dokunun çürüyüşünü anlatmaktadır.
Romanın konusu çeşitli kahramanların yeryer kesişen yeryer ayrı yollar izleyen hayatları üzerine dağıtılmış halde okuyucuya sunulmaktadır. Başlıca öne çıkan kahramanlar Selim balıkçı ve Zeynel Çelik'tir. Kahramanların yaşadıkları etrafında ise bütün bir İstanbul ayrı bir kahraman olarak karşımıza çıkar.
Yaşar Kemal bu eserinde de diğer eserlerinde olduğu gibi kahramanların ruhsal tasvirlerinin yanında yaşadıkları şehir ve bu şehrin birbirinden ayrı yüzlerini, renklerini de anlatmaktadır.

Algözüm Seyreyle Salih

Algözüm Seyreyle Salih Yaşar Kemal'in eserlerinden, ilk basımı 1976'de Cem Yayınevi tarafından yapılmıştır.
Roman Karadeniz kıyısında bir kasabada yaşayan 11 yaşında küçük bir çocuk olan Salih'in kanadı kırık bir martı yavrusuna duyduğu sevgiyi konu edinir.
Salih bir gün kanadı kırık bir martı yavrusu bulur. Martısını iyi etmek için çeşitli çareler dener hatta onu hiç sevmeyen büyükanasından bile yardım ister. Ancak hangi kapıyı çalsa ona martıların yaralarının iyileşmediğini kemiklerinin kaynamadığını söylerler.
Romanda Salih bir yandan martısı için çareler ararken, Yaşar Kemal 11 yaşındaki bir çocuğun hayal dünyasını, dünyayı anlamlandırmasını çok iyi ele almıştır. Bunların dışında Salih'in gözünden dönemin siyasi, iktidar, devlet-halk arası ilişkileri ve sosyolojik yapı da anlatılmaktadır.
Yaşar Kemal bu romanında da etkileyici anlatımı ile kültürel mirası, kahramanların ruh hallerini,çevrenin pastoral özelliklerini okuyucuya yaşatır.

2 Mart 2015 Pazartesi

Allahın Askerleri,

 



Allahın Askerleri, Yaşar Kemal'in eserlerinden biridir, ilk basımı 1978'de Milliyet Yayınları tarafından yapılmıştır.
Yaşar Kemal bu eserinde İstanbul'da Basın Sitesi'nde oturduğu dönemlerde çevredeki ve İstanbul'un çeşitli semtlerinde yaşayan çocuklarla yaptığı röportajları anlatır. Sokaklarda yaşayan bu çocuklar içinde bulundukları hayatın zoruluklarına, şiddete, açlığa rağmen hayata tutunmaktadırlar. Kimisi ne zaman sokaklarda yatmaya başladığını bile hatırlamamaktadır. Yaşar Kemal yayınladığı bu eseri ile Türkiye'de o dönemde baş gösteren sokak çocukları problemine ilk dikkat çeken aydınlardandır.
Kitap, sokak çocukları ile yapılan sekiz röportajı içermektedir. Bu röportajlar salt aktarımdan ziyade Yaşar Kemal'in röportaj yaptığı çocuklar hakkında gözlemlerini de içerir; bu sayede, yazar röportajlara bir gerçek-öykü özelliği de katmaktadır. Kitap adını, yazarın röportajlarından birinde konuştuğu çocuğun kendisi ve kendi gibi sokaklarda yaşayan çocukları Allahın Askerleri olarak tanımlamasından alır.
Yaşar Kemal bu eserinde toplumsal bir soruna işaret ederek sokak çocuklarının dramını okuyucunun dikkatine sunmaktadır.
Aynı röportaj dizisi, Aralık 2013'te Yapı Kredi Yayınları tarafından Çocuklar İnsandır adıyla basılmıştır.

Kitapta yer alan sekiz röportaj

  • Nar Ağacını Kuşatmış Hanımelleri ve Nanik Üstüne
  • Gece Yağmur Çiselerken
  • Zürafayı Vursalar
  • Demirci Çırağı Kadire Benziyordu
  • Allahın Askerleri Gözlerinden Bellidir
  • Kesikbaş Hikayesi İstanbul Kolu
  • Kuş Yağmuru Uçak Yağmuru
  • Örsün Üstündeki Kırmızı Demir

Demirciler Çarşısı Cinayeti,

 



Demirciler Çarşısı Cinayeti, yazar Yaşar Kemal'in kaleme aldığı Akçasazın Ağaları ikili seri romanlarından ilkidir.
Seri olmasına karşın kendi içinde bir bütünlük oluşturan Demirciler Çarşısı Cinayeti, 1974 yılında yazılarak Cem Yayınları tarafından basılmıştır. Fransızcaya da çevrilerek yayımlanan roman, 584 sayfadan oluşup, Akdeniz Bölgesi'ndeki kentleri, insan yaşamlarını derinlemesine çözümleyici incelemesi özelliğini taşır. Demirciler Çarşısı Cinayeti, ayrıntılı betimlemeyle örülüdür.

Konusu

Güney'de iki ağanın birbirleriyle olan amansız savaşlarında, giderek çökmeye başlayan Çukurova ağalık sistemi içinde yer alan nüfuz savaşları ve kan davası anlatılmakta
dır.

İnce Memed

 



İnce Memed I, Yaşar Kemal'in ilk baskısı 1955 yılında yayımlanan romanıdır.
Yaşar Kemal’in baş yapıtı olarak değerlendirilen eser, Çukurova köylüsünün ağalığa karşı mücadelesini anlatır. Yazarın ilk romanıdır. 1953-1954’te Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilmiş; 1955’te Çağlayan Yayınları tarafından iki cilt olarak kitap halinde basılmıştır.  Eser, Varlık dergisinin düzenlediği 1956 yılı Varlık Roman Armağanı ile ödüllendirdi.
İlk olarak 1957’de Bulgarcaya çevrilen romanı 1959’da Nazım Hikmet Rusçaya çevirdi. İnce Memed, 1961’de Edouard Roditi ve Thilda Kemal tarafından İngilizceye, Güzin Dino tarafından Fransızcaya çevrildi; İngiltere, ABD, Fransa ve İtalya’da yayımlandı. Ertesi yıl Almanca ve İspanyolca çevirileri çıkan İnce Memed, günümüze kadar kırktan fazla dile çevrilmiştir.
Yazar ilerleyen yıllarda kitabın devamı niteliğinde üç roman daha yazarak roman kahramanının öyküsünü 1987’ye kadar getirmiştir. İnce Memed-1 serinin birinci romanıdır, 1923-1933 yılları anlatılmaktadır.

Konusu

İnce Memed'in konusu, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında geçer. Anadolu halkının geri kalmışlığı, cahil bırakılmışlığı, köy hayatının sefaleti ve ağaların tüm yöreye tamamen hakim olması üzerine bu duruma karşı bir isyan öyküsüdür.

Özeti

Toroslar'dan Akdeniz'e köyünden Değirmenoluk köyünün insanları köylerinin dışına çıkmazlar. Onun için buranın kendine has kanun ve töreleriyle yaşamaktadırlar. Abdi Ağa bu kanun ve töreleri koyar ve uygular. Dışarıdan köye kimse gelemez ve karışamaz.
Köyün çocuklarından İnce Memed, günlerdir Abdi Ağa'nın tarlasını sürmektedir, ancak Abdi Ağa sürekli annesini ve kendisini dövmektedir. Memed artık dayanamayacağını anlayınca her şeyi bırakıp Kesme Köyü'ne gider ve orada yaşayan bir köylü olan Süleyman'a sığınır. Memed'in yaptığı bu kaçma eylemi aslında bütün köy ahalisinin hayalidir. Memed kışı Kesme Köyü'nde geçirir. Orada çobanlık yapar. Anasını ve köyünü özlemiş olmasına rağmen dönmemekte kararlıdır. Bir gün köyden bir tanıdık onu görür ve bu haberi Memed'in annesi Döne'ye iletir. Ancak haber, köyde ağızdan ağıza yayılır ve Abdi Ağa durumu öğrenir. Daha sonra Abdi Ağa Süleyman'ın kapısına dikilir ve Memed'i alıp köye götürür. O yaz Memed hasadı yapar ve Abdi Ağa'nın topraklarını sürer. Abdi Ağa ise ceza olarak ona hasadın dörtte birini verir. O kış Memed ve anası çok zorluk çekerler.
Aradan birkaç sene geçtikten sonra Memed, arkadaşı Mustafa ile birlikte ilk defa kasabaya gider. Yolda, iyi ve mert bir eşkıya olan ve hayranlık duydukları Koca Ahmet'le karşılaşırlar. Kasabadaki yaşam Memed'i çok etkiler. Ağaların olmadığı, herkesin hür olduğu bu hayat Memed'i cezbeder. Memed, sevgilisi Hatçe'nin Abdi Ağa'nın yeğeni ile evlendiriliceğini öğrenince, Hatçe'yi kaçırmak için köye döner ve beraber kaçarlar. Hatçe ile Memed'in kaçmalarının ardından Ağa'nın adamları ve yeğeni onları yakalamak için izlerini sürerler ve bulurlar. Aralarında çatışma çıkar. Memed, Abdi Ağa'nın yeğenini öldürür, Abdi Ağa'yı yaralayıp kaçar. Hatçe ise yakalanır. Memed'in sığınacak bir yeri olmadığı için Deli Durdu denilen bir eşkıyanın çetesine katılır. Çetenin yaptığı haksızlıkları gören Memed Deli Durdu'dan nefret eder.
Bu sırada Abdi Ağa Hatçe'yi cezalandırmak için ona bir tuzak kurar. Yeğenini Hatçe'nin öldürdüğüne jandarmaları ikna eder ve Hatçe hapishaneye düşer.

Ant Yayınları'ndan çıkan kitabın kapağı

Eşkıyalığa iyice alışan Memed zulmetmeye dayanamaz. Arkadaşları Recep Çavuş ve Cabbar ile Deli Durdu'nun çetesinden ayrılır. Bir gece köye geldiğinde anasının öldüğünü ve Hatçe'nin başına gelenleri öğrenir. Ardından Abdi Ağa'nın izini sürmeye başlar.
Bu arada Abdi Ağa Memed'i ortadan kaldırmak için bir tuzak kurar. Memed ise kasabada Hatçe'yi bulur ve bir yolunu bulup onu ve arkadaşını hapishaneden kaçırmayı başarır. Köylüleri de Abdi Ağa'ya karşı gelmeleri konusunda yüreklendirir. O kış köylüler Abdi Ağa'ya hasatlarından bir buğday tanesi bile vermezler.
Abdi Ağa Ankara'ya telgraf çeker ve Memed'in gizlendiği yeri ihbar eder. Jandarmalar Memed'i kıstırırlar. Aralarında çatışma çıkar. Tam bu sırada Hatçe doğum yapar. Memed eşi ve çocuğu için teslim olur fakat bu esnada Hatçe vurulur. Memed'in dünyası yıkılır. Aylardır onu kovalayan Asım ÇAvuş onu böyle bir durumdayken tutuklayamaz ve askerleriyle giderek ona yeni bir şans verir. Doğan çocuğunu Hatçe'nin hapishane arkadaşı Iraz alır ve Gaziantep'in bir köyüne götürür.
Olaylardan Abdi Ağa'yı sorumlu tutan Memed köye gelir ve Abdi Ağa'yı vurur. Bu duruma sevinen köylü bayram eder. Memed ise atını dağlara doğru sürer ve o günden sonra Memed'den haber alınmaz.
O gün bu gündür Dikenlidüzü Köylüleri, çift koşmadan önce çakırdikenleri ateşe verirler. İşte tam o günlerde Alidağ’ın doruğunda bir top ışık patlar, üç gün üç gece yanar durur.

Ana fikri

Zulme sessiz kalan bir gün zulme uğrar, haksızlığa karşı durmak insanın onurudur.

Kitaptaki Şahısların karakterleri

  • İnce Memed: Değirmenoluk köyünden Sefil İbrahim ve Döne'nin tek oğlu. Küçük yaşta yetim kalmıştır ve annesiyle yaşamaktadır. Romana göre İnce Memed’in gerçek adı İnce Ufo’dur. Aslen Kahramanmaraş’ın Helete köyündendir. Gerçek yaşamı daha karışık ve zordur.
  • Döne: İnce Memed'in annesidir. Birçok cileler çekmiş, ağa tarafından çok işkenceler görmüştür. Ölmeden önce İnce Memed'ini görememiş, güçlü bir köy kadınıdır. İyi kalplidir, masum bir karakteri vardır.
  • Abdi Ağa: Dikenlidüzü'ndeki 5 köyün sahibidir, zalim bir karakterdir.
  • Hatçe: İnce Memed'in sevgilisi, daha sonra eşi. İnce Memed'in Abdi Ağa'yı ilk karşılaşmalarında yaralaması sonrasında, iftiraya uğramış ve hapishaneye atılmış, daha sonra İnce Memed tarafından Jandarma'nın elinden kurtarılmıştır. İnce Memed'den bir erkek çocuğu olmuştur. Dağda bir çatışma sırasında ölmüştür.
  • Cabbar: İnce Memed ile beraber Deli Durdu'nun çetesinde beraber bulunmuş ve İnce Memed bir olay karşısında Deli Durdu'ya karşı çıkınca haklı olan İnce Memed'in yanında yer almıştır. İnce Memed'in çılgınca bir girişiminde İnce Memed'in yanında yer almamış ve yolları ayrılmıştır. Hükümet genel af ilan edince dağdan inmiş, mütevazı bir yaşam sürmüştür.
  • Kesme Köylü Süleyman: İnce Memed'in köyden ilk kaçısında kaldığı köşkün sahibidir, bir baba gibi İnce Memed'i sahiplenmiş, saklamış ve Deli Durdu'nun çetesine katılmasını sağlamıştır. Roman serisinde okurun karşısına bolca çıkan önemli bir şahsiyettir. İnce Memed'i sahiplenişi, ona karşı yaptığı iyilikler ve onu çeteye sokuşu bu şahsın en önemli davranışlarıdır.
  • Recep Çavuş: Nerden geldiğini kimsenin bilmediği, ancak çok uzun yıllardır, birçok çetede eşkıyalık yapmış bir kişidir. Cabbar ile beraber İnce Memed'in çetesini oluşturmuş, birlikte birçok maceraya atılmışlardır. Sertliği ile dikkat çeker. Çatışmalar ve kayalıklarda aldığı yaralara daha fazla dayanamayan Recep Çavuş, bir ağacın altına gömülür.
  • Topal Ali: İzciliği ile ün yapmış bir ayağı topal olan, İnce Memed'in başına türlü dertler açmış, ancak daha sonra İnce Memed'in en güvenilir adamlarından olmuştur. Topal Ali kurnazlığı ve zekâsı ile öne çıkar.

Sinema uyarlaması

Yaşar Kemal'in 1955 tarihli bu ilk romanı, 1984 yılında İngiliz aktör ve yazar Peter Ustinov tarafından Memed My Hawk (Şahinim Memed) adıyla sinemaya uyarlandı. Senaryosunu da yine kendisinin yazdığı filmde yönetmen Ustinov aynı zamanda Abdi Ağa rolünü üstlenmişti. Yunan besteci Manos Hacidakis'in müziklerini yaptığı filmin bir diğer adı da "The Lion and the Hawk" (Aslan ve Şahin)'tur

Sarı Sıcak

 



Sarı Sıcak, Yaşar Kemal'in öykülerini derlediği eserinin adıdır. Eser ilk olarak 1955 yılında yayınlanmıştır yazarın öykü dalında verdiği ilk eseridir. Eser yazarın daha sonra verdiği baş yapıtlarından İnce Memed'den önce yazarın Türkiye ve dünyaca tanınmasını sağlamıştır.
Yaşar Kemal'in bu eserinde anlattığı öykülerin büyük kısmı Çukurova'da geçmektedir. Yazar bu öykülerde Anadolu insanının açlık, pislik, hastalık, sefalet ve çevre koşulları içinde verdiği yaşam mücadelesini konu alır. Birçok yönleri ile bu insanların duygularını, iç dünyalarını, yaşadıkları dertleri irdeler. Bunların ışığında toplumun sorunlarını da okuyucunun önüne serer. Kitap ismini içinde geçen Sarı Sıcak isimli bir öyküden alır.

Yaşar Kemal

 




Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,1923; Hemite, Osmaniye - ö. 28 Şubat 2015), Kürt kökenli Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen yazarlarından biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır.
Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. 28 Şubat 2015 tarihinde organ yetmezliği sebebiyle yoğun bakımda olduğu hastanede vefat etmiştir.

Çocukluğu

Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde Kürtçe, köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu.Ortaokul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı.

Sanat hayatı

1978 yılında yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti.İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi:
"Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle, Kadirli'de bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum."
Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı.1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı.
Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi.
1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı.
Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan eseri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi.

Siyaset

17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi.1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir.Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir:
"Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım."
TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir.

Temalar


« Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. »


Yaşar Kemal'in edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.

Eserleri

Öykü
  • Sarı Sıcak, İst.: Varlık, 1952
  • Bütün Hikâyeler, İst.: Cem, 1975.
Roman
Çocuk Romanı
Çeviri
  • Ayışığı Kuyumcuları (A. Vidalie; Thilda Kemal ile), İst.: Adam, 1977.
Röportaj
  • Yanan Ormanlarda 50 Gün, İst.: Türkiye Ormancılar Cemiyeti, 1955
  • Çukurova Yana Yana, İst.: Yeditepe, 1955
  • Peribacaları, İst.: Varlık, 1957
  • Bu Diyar Baştan Başa, İst.: Cem, 1971
  • Bir Bulut Kaynıyor, İst.: Cem, 1974
  • Allahın Askerleri, İst.: Milliyet, 1978
  • Röportaj Yazarlığında 60 Yıl, İst.: YKY, 2011
  • Çocuklar İnsandır, İst.: YKY, 2013.
Deneme-Derleme
Destansı roman
Şiir

Ödülleri

  • 1955 Gazeteciler Cemiyeti Başarı Armağanı (“Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün” adlı röportaj dizisi ile)
  • 1956 Varlık Roman Armağanı (İnce Memed ile)
  • 1966 İlhan İskender Armağanı (Teneke’den aynı adla uyarlanan oyunu ile)
  • 1966 Uluslararası Nancy Tiyatro Festivali Birincilik Ödülü ("Yer Demir Gök Bakır" romanından Nihat Asyalı'nın sahneye uyarladığı, Yılmaz Onay'ın sahneye koyduğu “Uzun Dere” oyunu ile. Türkiye ödülü, Brezilya

    ile paylaştı.)
  • 1974 Madaralı Roman Armağanı (Demirciler Çarşısı Cinayeti ile)
  • 1977 Fransa Eleştirmenler Sendikası En İyi Yabancı Roman Ödülü (Yer Demir Gök Bakır ile)
  • 1978 Fransa'da En İyi Yabancı Kitap Ödülü (Ölmez Otu ile)
  • 1979 Fransa “Büyük Jüri” En İyi Kitap Ödülü (Binboğalar Efsanesi ile)
  • 1982 Uluslararası Cino Del Duca Ödülü
  • 1984 Fransız Legion d’Honneur Ödülü Commandeur payesi
  • 1984 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü
  • 1985 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
  • 1986 Orhan Kemal Roman Ödülü (Kale Kapısı ile)
  • 1988 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü
  • 1988 Fransa Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres Nişanı
  • 1991 Fransa Strasbourg Üniversitesi Onur Doktorası
  • 1992 11. TÜYAP Kitap Fuarı Onur Yazarı
  • 1992 Antalya Akdeniz Üniversitesi Onur Doktorası
  • 1993 Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü
  • 1994 Mülkiyeliler Birliği Rüştü Koray Armağanı
  • 1995 Morgenavissen Jylaand-Pösten Ödülü (Danimarka)
  • 1996 Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü[14]
  • 1996 Kanın Sesi ile Akdeniz Yabancı Kitap Ödülü (Perpignan, Fransa)
  • 1996 VIII Katalunya Uluslararası Ödülü (Barcelona, İspanya)
  • 1996 Lillian Hellman/Dashiell Hammett Baskıya Karşı Cesaret Ödülü, İnsan Hakları İhlallerini İzleme Örgütü,(New York)
  • 1997 Toplu eserleri için Premio Internazionale Nonino Ödülü, İtalya
  • 1997 Kenne Vakfı Düşünce ve Söz Özgürlüğü Ödülü (Uppsala, İsveç)
  • 1997 Norveç Yazarlar Birliği ödülü, Wole Soyinka ile ortak
  • 1997 Frankfurt Kitap Fuarı Alman Yayıncalar Birliği Ödülü
  • 1998 Frei Üniversitesi Berlin Fahri Doktora
  • 1998 Bordeaux Yayıncılar Birliği Yabancı Edebiyat Ödülü
  • 2002 Bilkent Üniversitesi Fahri Doktora
  • 2003 Z. Homerus Şiir Ödülü
  • 2003 Savanos Ödülü (Selanik)
  • 2003 Türkiye Yayıncılar Birliği Yayıncılık Emek Ödülü.
  • 2008 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük ödülü
  • 2009 Çukurova Üniversitesi, Fahri Doktora
  • 2011 Légion d'honneur
  • 2013 Krikor Naregatsi Nişanı