AHMET ADNAN SAYGUN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AHMET ADNAN SAYGUN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2016 Çarşamba

Kerem (Opera)

Kerem, Ahmet Adnan Saygun tarafından bestelenmiş "grand opera" janrında üç perdelik (ve 8 sahnelik) opera. Liberetto, Selahattin Batu tarafından yazılmıştır.
Eser, bir halk edebiyatı ürünü olan Kerem ile Aslı hikayesini tasavvuf felsefesine dayandırarak işler. Eserde dünyevi aşktan çok Kerem’in ilahi aşkı arayı ön plana çıkartılır; bu nedenle adı “Kerem ile Aslı” değil de “Kerem”’dir[1] Erişim tarihi:15.09.2011]</ref> . Türk sanat tarihinde “opera tekniğinin uygulandığı ilk büyük yapıt” olarak yerini almıştır. Genellikle kaynaklarda bestecinin Özsoy adlı sahne eseri ilk Türk operası olarak anılsa da müzikal devinimi baştan sona koruyan bir eser olması bakımından Kerem, ilk ulusal opera niteliğini taşır ve bestecinin kendisi tarafından da böyle değerlendirilir[1].

Hazırlanma ve sahnelenme

İlk defa 2 Nisan 1948’da Ankara’daki opera binasının açılışında henüz bitmemiş olan Kerem Operası’ndan birinci perdesi temsil edilmiştir.[2]. Bu temsilde "Aslı” rolünü Ayhan Anlar, “Kerem” rolünü Aydın Gün canlandırdı. Bestesi aralıklarla beş yıl süren eser, üç perdelik haliyle 22 Aralık 1953’te Ankara’da sahnelendi[2].
İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından 1990’da festival icin sahnelendi. Eser 56 yıl sonra iki perdelik olarak düzenlenerek 11 Nisan 2009’da Ankara’da tekrar sahnelendi. [1]

Roller

RolSes tipiPrömiyerde Roller, 22 Mart1953
(Orkestra şefi: Ahmet Adnan Saygun[1].
Kerem - Hakan’ın oğluTenorAydın Gün
Aslı - Vezir'in kızı. Kerem'in aşkıSopranoLeyla Gencer, Belkıs Aran - Ayhan Aydan
Hakan - Hükümdar. Kerem’in babasıBasHilmi Girginkoç - Selim Ünokur
Hanım Sultan - Hükümdarın eşi. Kerem’in annesiMezzo sopranoNecdet Demir - Neriman Esi
İhtiyar - Derviş. Doğru yolu gösterici. İyilik simgesiBasAyhan Baran - Hilmi Girginkoç
Vezir - Hakan’ın Veziri. Aslı’nın babasıBasMuammer Esi - Selim Ünokur
İkinci Hükümdar - Diyar Sarayı’nın hükümdarıBaritonAyhan Baran - Ali Köpük
Subaşı- Hakan’ın yardımcısı. Emir kulu.BaritonRıfkı Ar - Nevzat Karatekin
1. Aşık - Halk ozanıTenorNevzat Çidamlı - Umur Pars
2. Aşık - Halk ozanıBaritonRıfkı Ar - Nevzat Karatekin
3. Aşık - Halk ozanıTenorAzmi Örses - Esat Tamer - Nuri Turkan
Yolcu - Kervan korosundanTenorNevzar Gidamlı - Süleyman Güler
Koro - Kızlar, Erkekler, Kervan korosu, Halk.

Bale


Konu özeti [1]

I. Perde

1.Sahne

Sahne ağaçlıklıdır. Tepe üstünde bir mesire. Sağ ön planda bir havuz, arkasında merdivenler ve geri planda tepeler.
Kızlar korosu içlerinde en güzeli olan Vezir kizi Aslı hakkinda türkü söylemektedirler. Aslı Han bir çevre işlemektedi. Kızlar onu halaya kaldırırlar. Halay biterken avcı sesleri duyulur. Kizlar kcisirlar. Genç avcilardan biri suya doğru ilerler. Cevresini unutan Asli geri donup bir ağac arkasına saklanır. Genc suya eğilince guzel kızın suda aksini görür; ona aşık olur. Kiz ve genc karsilikli bir duetle birbilerini tanitirlar ve sevgilerini açıklarlar. Genc avci Hanoğlu Kerem oldugunu acikalr ve Aslı bunu duyunca irkilir. Asli kızlarla beraber mesire yerini terk eder.

2. Sahne

Sarayda bir oda.
Hakan ve Hanım Sultan odada yalnızdır. İçeri Kerem girer; onlara aşkını anlatir ve askinin Vezir kızı Aslı oldugunu belirtir. Hakan, bu evlenmeye razı olmadığını bildirir. Vezirin vatanına ihanet ettiğini ve yakalanma emiri verdiğini söyler. Hanım Sultan hakana genc kizken arkadasi oldugu vezirin karısıyla bir gün gezerken karşılarına bir ihtiyar çıktigini; iki kiza bir elme uzattigini ve elmayi yariya bolen kizlarin bir erkek bir kız çocukları olursa birbirleriyle evlendirmeye ahdettklerini bildiir. onlar büyümüş, birbirlerini bulmuşlardır. Fakat babasinin Asli ile birlikte olmasina razi olmamasi Kerem'i mahvetmistir. Bu sırada subaşı girerek vezirin, kızını alarak ülkeden kaçtigini bu nedenle yakalayamadıkları haberini getirir.

3. Sahne

Birinci sahnenin aynısı.
Kerem Asli'yi bulmak icin ulkesinden ayrilamtadir. Kerem’in arkadaşları onu bundan vazgeçirmeye çalışırlar. Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar. Hanım Sultan buna çok üzülür.

II. Perde

1. Sahne

Gece. Dağbaşı. Çeşme önünde bir yalak, yanında bir söğüt.
Kerem Asli'yi rüyasında görür ama ruyasinda ona erişemez.

2. Sahne

Eski bir mederese odası.
Bir dervis Ihtiyar Kerem'e bir bardak sarap sunar ve bu ask sarabini icerse ASli'ya kavuşacağını söyler. Kerem buna inanmaz ve İhtiyar’ın eline vurur.

3. Sahne

Gece. Bir mezarlık
Kerem geceyi bir mezarlikta uyuyarak gecirmektedir. Asli'yi bulamayan Kerem cok uzgundur. Bir kerva sesi duyulur ve bu kervandan gelen sesler ona çilenin dolmus oldugunu soylerler.

III. Perde

1. Sahne

Bir başka diyar hükümdarının bahçesi
Bir başka diyarda halk hükümdar sarayının çimenli bahçesinde eglenmektedir. 2. Hükümdar gelir onlari selamlar. Halka bir bulmaca sorar ve çözebilenin her muradının olacağını bildirir. Saz aşıkları bulmacayı çözemezler. Pejmürde kıyafetli Kerem sahneye girer; türküsünü söyler ve hükümdarin bulmacasini cozmustur. HUkumdar kendisinden ne diledigini sorar. Kerem ona Asli'nin cevresini verir ve hukumdardan dileği Aslı'dır. Hükümdarın yanındaki misafir gelip Kerem’e sarılır; Misafirin Aslı’nın babası Vezir olduğu görülür. Bu sırada ihtiyar, elinde aşk kadehiyle gelir; Kerem kadehi alıp içer ve nihayet aşkına kavuşur.

2. Sahne

Boşluklara uzanan Vuslat Yolu
Huzur ve Ask korosu once yalniz sonra birlikte Kerem ve Asli'nin sesleriyle ask sarkilari soylerler.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b c d e Gönen, Güzide Berran. "Kerem Operası’nın Dramatik Yapısı" (Türkçe). www.operaturkiye.com. 
  2. ^ a b Kültür Bakanlığı web sitesi, Opera Perdesini Açıyor, Erişim tairhi:15.09.2011

Dış bağlantılar

  • Gönen, Güzide Berran. "Kerem Operası’nın Dramatik Yapısı" (Türkçe). www.operaturkiye.com.
  • Wikipedi Özgür Ansiklopedi

27 Aralık 2015 Pazar

Taşbebek Operası

Taşbebek Operası Ahmed Adnan Saygun’un 1934’te bestelediği, librettosu Münir Hayri Egeli’ye ait lirik fantezi türünde tek perdelik operadır.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin sahnelenen ilk Türkçe operalarındandır. Düşüncesi ve duygusuyla “mükemmel” insanlardan oluşan yeni nesiller yaratmak gerektiği düşüncesini ele alır.
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün Kasım 1934’te verdiği sipariş üzerine, onun Ankara’ya gelişinin 15. yıldönümü nedeniyle 27 Aralık 1934 gecesi sahnelenmek üzere yazılmıştır. Necil Kazım Akses’in aynı nedenle bestelediği Bay Önder operası ile birlikte ilk defa Ankara Halkevi sahnesinde Cumhurbaşkanının huzurunda 27 Aralık 1934 gecesi Saygun’un yönetiminde oynanmıştır.  Bu, eserin ilk ve tek sahnelenişidir.

Konu özeti

Eski çağlar içinde bir çağda yaşayan ve bebek yapan Akman Usta, örnek bir kadın yapmak ister. Kumabanu isimli bebek canlanır ama Akman Usta kalbini takmayı unutur.
Canlanan Taş Bebek, ustaya aşık olur ve birlikte kaçmayı teklif eder. Teklifi kabul eden Akman Usta hazırlık için dışarı çıkar. Usta çıktığında içeri çırağı Varişli girer ve kız, ona aşık olup çırakla kaçar gider.
Akman Usta geri döndüğünde kızı bulamayınca yanına çalışan kalfa kadına yakınır. Kadın, "Sen yanlış yolu tuttun, senin işin insan yaratmak değil, ancak Tanrı yarattığı insanı ruhen zenginleştirmektir" der. Bu sırada çırak, kucağında Taş Bebek ile içeri girer. Taş Bebek can çekişmektedir. Ruhtan ve gönülden yoksun olduğu için ölür.

Roller

RolSes tipiPrömiyerde Roller, 17 Aralık 1934
(Orkestra şefi: Ahmet Adnan Saygun)
VarişliBasBay Nurullah Şevket
Taş BebekSopranoBayan Celile Enis
UstaTenorBay Avni
Ellik BekirAltoBayan Güzide
CüceTenor-KonuşmacıBay Selahattin
Kelebek kızlar(Figüranlar)Sevim, Hayrinnisa, Harika

5 Ocak 2014 Pazar

Ahmet Adnan Saygun

 



Adnan Saygun, (Ahmed Adnan Saygun) (d. 7 Eylül 1907, İzmir – ö. 6 Ocak 1991, İstanbul). Klasik batı müziğinde yapıtlar vermiş bir Türk bağdarı, müzik eğitimcisi ve budun müzik bilimcisidir (etnomüzikolog). Saygun, T.C. ilk Devlet Sanatçısıdır.
Türk müzik tarihinde Türk Beşleri olarak anılan bestecilerden birisi olan Saygun, ilk Türk operasının bestecisidir ve "Devlet sanatçısı" ünvanını alan ilk sanatçıdır. Cumhuriyet Dönemi Türk müziğinin en çok seslendirilen eserlerinden "Yunus Emre Oratoryosu" en önemli yapıtıdır.

YAŞAMI

Önemli din bilginleri yetiştirmiş İzmirli köklü bir aileden gelen Saygun'un babası sonradan İzmir Milli Kütüphanesi'nin kurucuları arasında yer alacak olan öğretmen Mahmut Celalettin Bey, annesi Konya'nın Doğanbey mahallesinden gelip İzmir'e yerleşmiş bir ailenin kızı olan Zeynep Seniha Hanım'dır. 
İzmir'de "Hadikai Sübyan Mektebi" adlı mahalle mektebinde başladığı ilköğrenimini "İttihat ve Terakki Numune Sultanisi" adlı çağdaş okulda devam etti Sanat eğitimine ağırlık veren bu okulda 13 yaşında iken İsmail Zühtü (nazariyat) Rosati (piyano) ve Tevfik Bey (piyano) yanında müzik çalışmalarına başladı. 1922 yılında Macar Tevfik Bey'in öğrencisi oldu. 1925 yılında Fransız La Grande Encyclopedie'den müzikle ilgili makaleleri çevirerek birkaç ciltlik büyük bir Musiki Lugati meydana getirdi.
Hayatını kazanmak için su şirketi, postane gibi çeşitli yerlerde çalışan, İzmir Beyler Sokak'ta bir kırtasiye dükkanı açıp nota satmayı deneyen Ahmet Adnan Bey, bu denemelerde başarısız oldu ve ilkokullarda müzik öğretmenliğine yöneldi. İlkokullarda öğretmenlik yaptığı dönemde Ziya Gökalp'in, Mehmet Emin'in, Bıçakçızade Hakkı Bey'in şiirleri üzerine okul şarkıları yazdı. 1925 yılında devletin yetenekli gençleri müzik eğitimi için Avrupa'daki önemli konservatuarlara göndermek üzere açtığı sınava girmek isteyen genç müzisyen, annesinin ani ölümü üzerine bu fırsatı kaçırdı. Orta dereceli okullarda müzik öğretmenliği yapmak için açılan sınavı kazanarak 1926 yılından itibaren bir süre İzmir Erkek Lisesi 'nde müzik öğretmenliği yaptı.

Paris'teki öğrencilik yılları

1927-1928 yıllarında "Re Majör Senfoni" yi besteleyen sanatçı; 1928 yılında hükümetin müziğe yetenekli gençler için açtığı sınavı tekrarlaması üzerine bu sefer fırsatı yakaladı ve devlet bursuyla Paris'e gönderildi. Vincent d'Indy (kompozisyon), Eugène Borrel (Füg), Madame Borrel (armoni), Paul le Flem (Kontrpuan), Amédée Gastoué (Gregoryen ezgileri), Edouard Souberbielle (org) ile çalıştı. Paris'teyken Op. (Opus) 1 sıra numaralı Divertissement adlı orkestra eserini yazdı. Saygun’un bu bestesi 1931 yılında jüri başkanının Henri Defossé (Cemal Reşit Rey'in orkestra şefliği hocasıdır) olduğu Paris’teki bir beste yarışmasında ödül kazandı, Gabriel Pierné yönetimindeki Colonne Orkestrası tarafından önce Paris, Varşova daha sonra da Rusya ve Belçika'da seslendirildi. Eser böylece, Cemal Reşit Rey'in Paris'te seslendirilmiş bulunan üç eserinden sonra - Anadolu Türküleri" (1927), "Bebek Efsanesi" (1928) ve "Türk Manzaraları" (1929) - yurtdışında icra edilen dördüncü Türk orkestra eseri olmuştur.

Ankara yılları

Saygun, 1931'de Türkiye'ye dönüp bir süre Musiki Muallim Mektebi'nde müzik öğretmenliğine başladı, müzik imlası ve kontrpuan dersleri verdi. 1932yılında piyanist Mediha (Boler) Hanım ile evlendi; bu evlilik bir süre sonra bozuldu
Ahmet Adnan Bey ve ailesi 1934'te Soyadı Kanunu üzerine matematik öğretmeni babasının isteği ile "Saygın" soyadını aldı; ancak başkası tarafından alındığı gerekçesiyle bir süre sonra soyadları "Saygun" olarak değiştirildi.
Adnan Saygun, 1934 yılında devlet başkanı Atatürk'ün talebiyle, Türkiye'yi ziyaret edecek olan İran Şahı Rıza Pehlevi şerefine ilk Türk operası olan Op. 9 Özsoy Operası nı bir ay gibi çok kısa bir sürede yazdı. Liberettosunu Münir Hayri Egeli'nin yazdığı opera, Türk milletinin doğuşunu, İran ve Türk milletlerinin kökü uzak tarihe dayanan kardeşliğini ifade etmekteydi. Eserin prömiyeri 19 Haziran 1934 gecesi Atatürk ve Rıza Pehlevi huzurunda gerçekleştirildi.
Sanatçı, Özsoy'un sahnelenmesinden sonra Yalova'daki yazlık evindde kendisini kabul eden Atatürk'e Türk musikisi hakkında bir rapor sundu. Güneş-Dil ve Türk Tarihi teorilerinden etkilenerek hazırlanmış bu rapor 1936'da "Türk Musikisinde Pentatonizm" başlığı ile yayımlandı.
Yalova'dan dönüşte vekaleten Riyaset-i Cumhur Orkestrası Şefliğine getirilen sanatçı; bu görevini bozulan sağlığı nedeniyle İstanbul'a gidişi nedeniyle ancak birkaç ay sürdürebildi. Orkestra ile ilk konserini 23 Kasım 1934'te verdi.
1934 yılı Kasım ayı sonunda Saygun'a Atatürk'ten yeni bir opera sipariş geldi. 27 Aralık gecesi temsil edilmek üzere Taşbebek operası nı bestelemeyi başaran sanatçı, bu operada yeni Cumhuriyet insanının doğuşunu anlattı. Eser, 27 Aralık 1934 gecesi Ankara Halkevi'nde sahnelendi; orkestrayı çok hasta olmasına rağmen bizzat Saygun yönetti.
Temsilin ardından İstanbul'a giden ve beş ay ara ile iki kulak ameliyatı geçiren Saygun'un, görevini ihmal ettiği gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'ndaki ve ardından Musiki Muallim Mektebi'ndeki işine son verildi; [[Ankara Devlet Konservatuarı'nın kuruluş çalışmalarından da uzaklaştırıldı. Saygun, Devlet konservatuvarlarında etnomüzikoloji bölümleri açılması yönünde çalışmalar yapmış, ancak bunlar Atatürk'ün desteğine rağmen ilgili kurumlarca hayata geçirilememiştir.

İstanbul yılları

Saygun, 1936'da İstanbul Belediye Konservatuarı'nda öğretmenliğe geri döndü, 1939'a kadar bu görevde kaldı. Sanatçı, "Yunus Emre Orotoryosu" adlı ünlü yapıtının seslendirilişine kadar sürecek olan bir gözden düşme dönemine girmişti.
Saygun İstanbul'da iken Ankara'da devam eden yeni bir konservatuar kurma çalışması, Saygun'un savunduğu "kültürel ulusallık" fikrini değil, "evrensel müzik" anlayışını destekleyenler tarafından sürdürüldü. Konservatuar, bu iş için danışman olarak getirilen konservatuar Paul Hindemith'in evrenselci müzik görüşleri doğrultusunda 1936 yılından kuruldu. Adnan Saygun ise 1936 yılında Halkevleri'nin daveti üzerine Türkiye'ye gelen Macar besteci ve etnomüzikolog Bela Bartok'a Anadolu gezisinde eşlik etti. Birlikte özellikle Osmaniye dolaylarından derledikleri türküleri notalaştırdılar. Çalışmaları, "Bela Bartok’un Türkiye’deki Halk Müziği Araştırmaları” başlıklı bir kitap haline getirilerek 1976 yılında Macar ilimler Akademisi tarafından İngilizce bastırılmıştır.
Saygun, 1939 yılında Halkevleri'nin önerdiği müfettişlik görevini kabul etti ve bu vesile ile Türkiye'yi dolaştı. 1940 yılında bir konser için Ankara'ya gelen ancak ülkelerinden Nazi baskısı nedeniyle geri dönmeyen Budapeşte Kadın Orkestrası üyelerinden Macar asıllı Irén Szalai (sonradan Nilüfer adını almıştır) ile 1940 yılında evlendi; çiftin çocuğu olmadı. Halkevleri'ndeki görevinin yanı sıra 1940 yılında "Türk Müzik Birliği" adlı bir koro kuran Saygun, bu koro ile düzenli oda müziği konserleri verdi. "Halkevlerinde Musiki" adlı bir kitap yayınladı. "Op. 19 Eski Üslupta Kantat", "Bir Orman Masalı" adlı bale eseri ve "[[Yunus Emre Orotoryosu}]" gibi eserlerini bu dönemde besteledi. Yunus Emre orotoryosu 1943 yılında CHP'nin açtığı yarışmada birincilik ödülünü Ulvi Cemal Erkin'in piyano konçertosu ve Hasan Ferit Alnar'ın Viyola Konçertosu ile paylaştı.

Yunus Emre Orotoryosu'nun seslendirilişinden sonra

Saygun'un 1942'de tamamladığı Yunus Emre Oratoryosu 25 Mayıs 1946'da Ankara’da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde seslendirildi ve büyük başarı kazandı. En önemli eseri kabul edilen bu eser, daha sonra Paris'te ve 1958'de Birleşmiş Milletler kuruluş yıldönümü verilesiyle New York 'ta ünlü orkestra şefi Leopold Stokowski yönetiminde seslendirilmiştir. Bu eserle Saygun, çocukluğunda İzmir Kemeraltı Çarşısı 'nın Dervişler Caddesi 'nde (bugün Anafartalar Caddesi) Mevlevi dervişlerden duyduğu ezgileri Avrupa ve Amerika'ya, Birleşmiş Milletler çatısı altına, sonradan eserin çevrileceği 5 ayrı dile taşımış oluyordu. Sanatçı eserin Ankara'daki ilk temsilinden sonra 1946 yılında Halkevleri müşavir ve müfettişliğinin yanı sıra Ankara Devlet Konservatuarı'na kompozisyon öğretmeni olarak atandı. Aldığı davetler üzerine Londra ve Paris'e gitti, halk müziği üzerine çalışmalar yaptı; konferanslar verdi.
Yunus Emre den sonra, Kerem, Köroğlu, Gilgameş başta olmak üzere üç opera, “Atatürk’e ve Anadolu’ya Destan” gibi koral eserler, 5 senfoni, çeşitli konçertolar, orkestra, koro, oda müziği eserleri, vokal ve enstrümantal parçalar, sayısız türkü derlemeleri, kitaplar, araştırmalar, makaleler yazdı. Eserleri New York NBC, Orchestre Colonne, Berlin Senfoni, Bavyera Radyo Senfoni, Viyana Filarmoni, Viyana Radyo Senfoni, Moskova Senfoni, Sovyet Devlet Senfoni, Moskova Radyo Senfoni, Londra Filarmoni, Kraliyet Filarmoni, Northern Sinfonia, Julliard Quartet gibi topluluklar ve Yo-yo Ma gibi virtüözler tarafından seslendirildi. 1971'de yürürlüğe giren Devlet Sanatçılığı Kanunu çerçevesinde ilk Devlet Sanatçısı unvanı Adnan Saygun'a verildi.
Sanatçı, 6 Ocak 1991 tarihinde pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.
Orkestra, oda müziği, opera, bale, piyano üzerine birçok yapıtı olduğu gibi, etnomüzikoloji ile müzik egitimi konularında yayınları vardır. Çalışmaları ve diğer belgeleri Ankara’da Bilkent Üniversitesi bünyesinde kurulan “Ahmet Adnan Saygun Müzik Eğitim ve Araştırma Merkezi”nde bulunmaktadır.
Ahmed Adnan Saygun’un yapıtlarının seslendirme üzerindeki hakları SACEM’e aittir. Yayınlanan bir kısım yapıtlarının telif hakları Southern Music Publishing, New York ve Hamburg’taki Peer Musikverlag’a aittir.
Müzikolog Emre Aracı tarafından kaleme alınan kapsamlı bir biyografisi Adnan Saygun – Doğu Batı Arası Müzik Köprüsü adı altında Yapı Kredi Yayınları tarafından 2001 yılında yayımlanmış; hayat öyküsü ayrıca Mucize Özinal tarafından "Dar Köprünün Dervişi" (2005) adıyla romanlaştırılmıştır.

Eserleri


1Divertimentoorkestra için1930
2Suitpiyano1931
3Ağıtlartenor ve solo erkek korosu1932
4Sezişleriki Klarnet1933
5Manastır Türküsükoro ve orkestra1933
6Kızılırmak Türküsüsoprano ve orkestra1933
7Çoban Armağanıkoro1933
8Klarnet, Saksafon, piyano ve vurma çalgılar için müzik
1933
9Özsoyopera1934
10İnci’nin Kitabıpiyano1934 (Orkestra düzenlemesi 1944)
11Taşbebekopera1934
12Sonatviyolonsel ve piyano,1935
13Sihir Raksıorkestra1934
14Suitorkestra1936
14Suitorkestra1936
15Sonatinapiyano1938
16Masalses ve müzik1940
17Bir Orman Masalıorkestra için bale müziği1943
18Dağlardan Ovalardankoro1939
19Eski Üslupta Kantat
1941
20Sonatinapiyano1938
21Geçen Dakikalarımses ve orkestra1941
22Bir tutam keklikkoro1943
23Üç türkübas ve piyano1945
24Halayorkestra1943
25Anadolu’danpiyano1945
26Yunus Emreoratoryo,1942
271. kuartet
1942
28Keremopera1952
291. Senfoni
1953
302. Senfoni
1958
31Partitaviyolonsel1954
32Üç balladses ve piyano1955
33Demetkeman ve piyano1955
341. Piyano Konçertosu
1958
352. Kuartet
1957
36Partitakeman1961
37Trioobua, klarinet, arp1966
38Aksas Tartılar Üzerine 10 Etütpiyano1964
393. Senfoni
1960
40Töresel Musiki
1967
4110 halk türküsübas ve orkestra1968
42Duyuşlarüç kadın sesi korosu1935
433. Kuartet
1966
44Keman Konçertosu
1967
45Aksak Tartılar Üzerine 12 Prelüdpiyano1967
46Nefesli Çalgılar Beşlisi
1968
47Aksak Tartılar Üzerine 15 Parçapiyano1967
48Dört Liedses ve piyano (orkestra içinde düzenlenmiş)1977
49Dictumyaylı sazlar orkestrası1970
50Üç Prelüdiki arp1971
51Küçük Şeylerpiyano1956
52Köroğluopera1973
534. Senfoni
1974
54Ağıtlar IItenor, koro, orkestra1975
55Trioklarinet, obua ve piyano1975
56Balladiki piyano1975
57Ayin Raksıorkestra1975
58Aksak Tartılar Üzerine 10 Taslakpiyano1976
59Viyola Konçertosu
1977
60İnsan Üzerine Deyişler Ises ve piyano1977
61İnsan Üzerine Deyişler IIses ve piyano1977
62Oda Konçertosuyaylı çalgılar1978
63İnsan Üzerine Deyişler IIIses ve piyano1983
64İnsan Üzerine Deyişler 4ses ve piyano1978
65Gılgameşopera1970
66İnsan Üzerine Deyişler 5ses ve piyano1979
67Atatürk’e ve Anadolu’ya Destansolistler, koro ve ork1981
68Dört Arp İçin Üç Türkü
1983
69İnsan Üzerine Deyişler 6ses ve piyano1984
705.Senfoni
1985
712. piyano Konçertosu
1985
72Orkestra için Çeşitlemeler
1985
73Poemüç piyano için1986
74Viyolonsel Konçertosu
1987
75Kumru Efsanesibale müziği1989

Kitapları

  1. Türk Halk Musıkisinde Pentatonizm, 1936.
  2. Gençliğe Şarkılar: Halkevi ve Mektepler için, 1937.
  3. Rize, Artvin, Kars Havalisi Türkü, Saz ve Oyunlar Hakkında Bazı Malumat, 1937.
  4. Halk Türküleri: Yedi Karadeniz Türküsü ve bir Horon, 1938.
  5. Halkevlerinde Musıki, 1940.
  6. Yalan (Sanat Konuşmaları), 1945.
  7. Lise Müzik Kitabı I-II-III (Halil Badi Yönetken ile birlikte), 1955.
  8. Karacaoğlan(Yeni Bilgiler-Bir Rivayet-Melodiler), Ankara, Ses ve Tel Birliği, 1952.
  9. Musıki Temel Bilgisi I – 1958,.II – 1962,.III –1964,.IV – 1966.
  10. Mod öncesi Ezgilerin Sınıflandırılması, 1960.
  11. Toplu Solfej,I – 1967, II – 1968.
  12. Töresel Musıki, 1967.
  13. Bela Bartok’s Folk Music Research in Turkey, Budapeşte, Akádemiai Kiadó, 1976.
  14. Atatürk ve Musıki: O’nunla Birlikte, O’ndan Sonra..., Ankara, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı, 1982.

Çevirileri

Atatürk ve Musıki: O’nunla Birlikte, O’ndan Sonra..., Ankara, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı, 1982

Kaynak :wikipedi özgür Ansiklopedi