MOVİE AND THEATRE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MOVİE AND THEATRE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2017 Çarşamba

Bir Yaz Gecesi Rüyası

Bir Yaz Gecesi Rüyası (Orijinal adı A Midsummer Night's Dream), William Shakespeare'in erken dönem romantik komedya oyunu. İlk basımı 1600 olmakla beraber yazımı ve ilk sahnelenişinin 1594 ya da 1595 yıllarında gerçekleştiği sanılmaktadır. Ana teması aşk ve evliliktir. Karışık ilişkiler üzerinden bu iki kavramın komikliğine vurgu yapmıştır. Olaylar Antik Yunanistan'da bir düğün çevresinde geçmektedir.
Belgelere göre ilk oynanışı 1604 yılında "A Play of Robin Goodfellow" adıyla gerçekleştirildi. Oyunda Ovidius'un dönüşümler'inden ve İngiliz halk masallarından izlere rastlanmakla birlikte olay örgüsünün büyük ölçüde Shakespeare'e dayandığı sanılmaktadır.
1970 yılında Peter Brook yapımı sahnelenme oyunun önemli yorumlarından biridir.
Oyun Türkçe'ye Bir Yaz Gecesi Rüyası adıyla çevrilmişse de, bunun dışında, Can Yücel'in Bahar Noktası adıyla yaptığı bir çevirisi daha bulunmaktadır.
Oyunun sonunda "Yaramaz" peri Puck aşağıdaki sözlerle başladığı repliğiyle oyunun kapanışını yapar:
Biz gölgeler, kusur işlediysek eğer,
Şöyle düşünün ve bizi hoşgörün:
Bu hayaller görünürken sahnemizde,
Siz de biraz kestirdiniz yerinizde.

Karakterler

  • Theseus - Atina Dükü
  • Hippolyta - Amazonlar Kraliçesi, Theseus'un nişanlısı
  • Egeus - Hermia'nın babası
  • Hermia - Egeus'un kızı, Lysander'a aşık
  • Lysander - Hermia'nın sevdiği genç ve Hermia'ya aşık olan genç (sonradan Puck sayesinde Helena'ya aşık olur)
  • Demetrius - Hermia ile evlenmek isteyen genç
  • Helena - Demetrius'a aşık
  • Philostrate - Theseus'un şenlikçibaşısı
  • Oberon - Periler Kralı
  • Titania - Periler Kraliçesi
  • Puck (ya da Robin Goodfellow) - Peri
  • Bezelye Çiçeği, Örümcek Ağı, Pervane, Hardal Tohumu - Diğer periler
  • Peter Quince - Marangoz, ara oyunda Önsöz
  • Nick Bottom - Dokumacı, ara oyunda Pyramus
  • Francis Flute - Körükçü, ara oyunda Thisbe
  • Tom Snout - Tenekeci, ara oyunda Duvar
  • Snug - Doğramacı, ara oyunda Aslan
  • Robin Starveling - Terzi, ara oyunda Ay Işığı
[1]
  • Oberon ve Titania'nın hizmetindeki periler,
  • Theseus ve Hippolyta'nın yanındaki lordlar
  • Saraylılar ve yardımcılar.

Konu özeti

Theseus ve Hippolyta’nın düğün töreni hazırlıkları yapılmaktadır. Bu sırada Demetrius ve Lysander Hermia’yı sevmektedir... Hermia’nın ise Lysander’dan başka gözü kimseyi görmemektedir.
(1) Ne vardır ki Hermia’nın babası Egeus kendine damat olarak Demetrius’u seçmiştir.
(2) Hermia ile Lysander bu kargaşadan kurtulmak için gece oradan kaçmaya karar verirler.
(3) Lysander Helena’ya bu planı anlatır!!
(4) Helena’nın Demetrius’a aşık olması sonucu Helena da Demetrius’a hemen gidip Lysander’ın ona anlattıklarını anlatır... Gece Hermia ile Lysander kaçarlarken Demetrius onların peşine düşer Helena ise Demetrius’un peşindedir... Yolda giderken bir gezici amatör tiyatro grubu (The Mechanicals (Makineciler) adı altında) tiyatro yapmaktadır Giderken bir peri sarayına ulaşırlar. Orada durular.
(5) Helena Demetrius’a aşkını ilen eder fakat Demetrius onu reddeder.
(6) Periler kraliçesi(Titania) ve kralı(Oberon) her şeyden habersiz Oberon’un kıskançlığı yüzünden tartışmaktadırlar. Oberon’un baş belası haline gelen Puck ise göze konulan yeni bir aşk iksiri üzerine çalışmaktadır. Bu planlanan aşk iksiri göze konulunca ilk göz açılmasında görülen ilk şeye aşık olmayı içermektedir.
(7) Oberon Titania’ya çok kızgındır ve intikam için bir plan yapar. Puck’dan yeni yaptığı iksiri Titania’nın üzerinde kullanmasını ister. Kendisi ise birbirlerine aşık olması için Helena ile Demetrius’un üzerinde kullanacaktır bu iksiri... Ama Puck aynı zamanda ortalığı karıştırır ve aynı zamanda iksiri Hermia ile Lysander’ın üzerinde kullanır.
(8) O sabah Lysander’ı Helena uyandırır ve ne yazık ki Lysander bu iksir sayesinde gerçek aşkı Hermia’yı unutup Helena’ya aşık olur.
(9) Helena ise Lysander’ın onunla eğlendiğini düşünür.
(10) Bu sırada Hermia bunu öğrenir ve Lysander’a neyin değiştiğini sorar. Daha sonra Puck Bottom’ı eşeğe çevirir.
(11) Bottom oturur ve bekler... (
(12) Bu sırada Titania uyanır ve Bottom’a aşık olur. Oberon Puck’ın raporunu duyar. Rapor şöyledir: 1. Titania Battom’a aşıktır. 2. Lysander ise Helena’ya aşıktır. Helena bir yanlıştır çünkü o ismin Hermia olması gerekmektedir.
(13) Oberon Puck’a görevini kötüye kullandığını söyler. Oberon bunu duyunca iksiri hemen Demetrius’un üzerinde kullanır ve
(14)Puck’ı da Helenayı bulması için yollar. Lysander ve Demetrius Helena’ya aşklarını itiraf ederler.
(15) Ama Helena hala onların şaka yaptığını düşünmektedir. Hermia ve Helena birbirlerine çok sinirilidirler.
(16) Hermia Lysander’ın neden böyle yaptığına bir anlam veremez. Lysander ile Demetrius birbirlerini dövmek istemektedirler... Oberon Puck’a ormanda göz gözü görmeyecek kadar koyu bir sis yapmasını ister. Bu arada Demetrius Lysander’dan bir yumruk yer. Sis sayesinde bir anda çok yorgun olduklarını hissederek Hermia, Helena, Lysander Demetrius, Titania ve Bottom uykuya dalarlar.
(17) Oberon ve Puck bütün uyuyanların üstüne sihirli tozu serperler. Bu toz her şeyin eski haline gelmesini sağlayacaktır. Bütün uyuyanlar uykularından uyanır. Fakat Bottom onlardan daha sonra uyanır. Demetrius uyandıktan sonra Hermia’ya olan aşkının bittiğini ve şimdi sadece aşkını Helena’ya olduğunu açıklar. The mechanicals (Makineciler) gezici tiyatro grubu (Bottom, Quince, Snug, Flute, Robin, Snout) kutlama için görevlerini yerine getirirler. Oberon ve Titania bütün courd’ları (Hippolyta, Theseus, Egeus, Philostarate) kutsaması için perileri çağırır. Puck bütün dinleyicilere şunu anons eder...
(18) Hepiniz “Bottom’ın rüyası’na” şahitlik ettiniz. {“Yani tüm bu yaşananlar sadece Bottom’ın rüyasıdır.”}

Türkçeye çeviriler

  • Yaz Ortasında Bir Gecelik Rüya. Çev. Nureddin Sevin. İstanbul: Hilmi Kitabevi,1936.
  • Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası. Çev. Nureddin Sevin. Ankara: Maarif Matbaası,1944
  • Bahar Noktası. Çev. Can Yücel. 1981. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
  • Bir Yaz Gecesi Rüyası. Çev. Bülent Bozkurt. 1987. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1999.
  • Yaz Gecesi Rüyası. Çev. Can Doğan. 2005. İstanbul: Mitos Boyut, 2005.

Dipnotları

  1. ^ Bu isimlerde Shakespeare iki anlam kullanıp kelime oyunu yapmaktadır. Bunlar özel isim olmakla beraber İngilizce'de quince=ayva, bottom=kıç, flute=flut, snout=hayvan burnu, snug=sıcak rahatlık anlamlarına gelmektedir. Bunlar aşağı sınıftan kişiler olup The Mechanicals (Makineciler) adı taşıyan bir amatör gezici tiyatro grubu üyeleridir.

Dış bağlantılar

29 Kasım 2016 Salı

Tosca

Tosca Giacomo Puccini tarafından bestelenmiş üç perdelik bir operadır. Opera'nın liberetosu Luigi Illica ve Giuseppe Giacosa tarafından hazırlanmış ve Victorien Sardou'nun "La Tosca" oyunundan uyarlanmıştır. Operanın prömiyeri 4 Ocak,1900da Roma'da Teatro Costanzi'de yapılmıştır.
Tosca opera sanatında en önemli bir dramatik trajedi eseri olarak yer almış ve dünya opera evleri reperetuarlarında bir standart olarak yerini tutmuştur. Kuzey Amerika'da en çok defa sahnelenen 20 opera eseri listesi içinde 8. sırayı almıştır.[1]
Tosca operasi Türkiye'ye opera kültürünün girip gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. 1935/36 ders yilinda Ankara'da Musiki Muallim Mektebi bünyesinde bir konservatuar kurulmuş ve Türkiye'ye gelmiş olan Alman Karl Ebert idaresi altında, sonradan Ankara Devlet Konservatuarı opera studyosu olarak anılan kurumda, bir grup opera sanatı öğrencisi yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu kurumun [2] ikinci defa olarak Türkçe libretto çevirisi kullanarak ve kurumun öğrencilerinin rol aldığı opera eseri Mayis 1941da Ankara'da sahnelenen Tosca'nın II. Perdesi olmuştur.[3]


Hazırlanması

Bu eser Victorien Sardou tarafından yazılan ve 1887de paris'de sahnelenen oyundan alınmıştır. BVerdi bu oyunu ünlü aktris Sarah Bernhardt'in baş rolü oynadığı Milano yapımında seyretmiştir ve opera yapımna karar vermiştir. Eserin telif hakkaları ancak 1893de operaya telif için alındı ama opera bestesi bir diğer besteciye verildi. Librettist İllica libertto'yu hazırlamaya başladı. 1896da diğer besteci eseri bitirmiyeceğini bildirince Puccini operanın hazırlaması Puccini'ye verildi. Libretto yazmaya İllica yanında Giusespe Giacoşa'da görevlendirildi. Oyun yazarı, liberetocu ve besteci arasında büyük küçük çatışmalardan sonra Ekim 1899da opera hazır oldu. Konu Roma'da geçtiği için prömiyer temsil Roma'da Teatro Costanzi'de verildi. Prömiyere İtalyan Devleti mensupları ve birçok İtalyan besteci davet edilmişti. Eserin ilk sahnelenmesi büyük bir başarı oldu.

Roller



1899 tarihli orijinal liberetonun ön kapağı.
RolSes tipiPrömiyer oyuncuları, 14 Ocak 1900
(Orkestra Şefi: Leopoldo Mugnone)
Floria Tosca, tanınmış bir şarkıcısopranoHariclea Darclée
Mario Cavaradossi, bir ressamtenorEmilio de Marchi
Baron Scarpia, polis başkomiseribaritonEugenio Giraldoni
Cesare Angelotti, isyankar Roma Cumhuriyeti devlet reisibasRuggero Galli
Bir zangoçbasEttore Borelli
Spoletta, polis ajanıtenorEnrico Giordano
Sciarrone, jandarmabasGiuseppe Gironi
GardiyanbasAristide Parassani
Çoban çocukaltoAngelo Righi
Askerler, polis ajanları, çocuk koro üyeleri, soylular ve karıları, şehir halkı, sanatkar esnaf

Konu özeti

Mekân: Roma
Zaman: Haziran 1800.

I. Perde

Sant'Andrea della Valle Kilisesi
Siyasi suçlardan aranmakta olan Angelotti, içinde ailesine ait şapel bulunan, Sant'Andrea della Valle kilisesine sığınmıştır. Kızkardeşi Markız Attavanti onun serbest bırakılması için dua ederken, kilisede Meryem Magdalen portresini yapmakta olan ressam Mario Cavaradossi tarafından, kendisinin haberi olmadan, model olarak kullanılır. Kilisesinin zangoçu ve arkasından hemen Cavaradossi kiliseye girmeden önce siyasi suçlu aile şapeline girerek orada saklanır. Zangoç ressamın fırçalarını yıkayarak ona yardım eder. Ressam işine bir ara verdiğinde cebinden bir madalyon üzerinde bulunan minyatür resmi çıkarır ve ona sevdalı olarak bakar. Bu sevgilisi Tosca'nın resmidir. ressam Tosca ile kullandığı model arasındaki benzerliklere işaret eder (Cavaradossi: Recondita armonia – "Saklı armoni")
Zangoç bir karşılık olarak (adı atasözü gibi çok meşhur olmuş) bir şarkı söyler (Zangoç: Scherza con i fanti e lascia stare i santi - "Aptallara şaka yap fakat azizleri gökyüzündeki cennette bırak"). Orada Cavaradossi'yi resmini yapmaya devam etmesi için yalnız bırakarak ayrılır. Zangoç ayrılınca Angelotti saklandığı yerden çıkar. Cavaradossi arkadaşıdır ve aynı siyasi fikirleri beslemektedir. Angelotti Papalık Devletinin Roma'da hapisanesi olarak kullanılan Castel Sant'Angelo'dan nasıl kaçtığını anlatır. Bu sırada Tosca gelir ve konuşmaları yarıda kalır (Tosca: Mario! Mario! Mario!). Cavadarossi Angelotti'ye yiyecek bir şeyler verir ve onun saklanmakta olduğu şapele geri girmesine yardım eder.
Florio Tosca şarkıcıdır ve o günkü temsilden sonra Cavaradossi'yle buluşmak için onu çağırmaya kiliseye gelmiştir. Fakat Tosca çok kıskanç bir kadındır. Kiliseye girerken Cavaradossi'nin kilisede bir kişiyle konuştuğunu duymuştur ve şüpheleri canlanmıştır. Onun bir kadınla gizlice görüştüğünü zannetmeye başlamıştır ve yaptığı Meryem Magdelana portresinde bulunan model de onun bu şüphelerini teyit eder gibidir. Tosca yapılan portrede gösterilen mavi gözlü kadını tanıyor gibi olduğunu açıklar. Sonunda Tosca Mario'nun Markız Attavanti'yi model olarak kullandığını anlar ve Mario'nun kendine yaptığı iltifatlardan dolayı da şüpheleri azalır. Portredeki model kadın mavi gözlüdür; halbuki Tosca ela gözlü olup Mario kimsenin onun gözleri kadar güzel olmayacağını söyler. (Cavaradossi: Qual occhio al mondo - "Dünyada hangi gözler seninkilerle kıyas edilebilir"). Kıskançlığı azalan Tosca kiliseden ayrılır ama ayrılmadan sevgilisine biraz nazla Magdalen'in gözlerini de kendilerinkinin ki gibi köyü renkli yapmasını tembih eder.
Angelotti tekrar gelir ve kaçması için plan hazırlanır. Kızkardeşinin kilisenin mihrabında saklayacağı kadın elbiselerini giyerek Cavaradossi'nin kır evine kaçacak ve orası aranırsa evin kuyusu içinde gizlenecektir. Cavaradossi, kendi hayatı pahasına da olsa bile, Angelotti'yi siyasal güçlerin elinden kurtarmaya andiçmiştir. (Cavaradossi: La vita mi costasse, vi salverò - "Eğer benim hayatıma mal olsa bile seni kurtaracağım."). Castel Sant'Angelo'dan atılan bir top siyasi hükümlünün hapishaneden kaçtığının öğrenildiğini ilan etmektedir ve kiliseden sığınma yerinden kaçmasının artık elzem olduğu anlaşılmıştur. Cavaradossi'de onunla birlikte kiliseden ayrılır.
Zangoç birbiriyle alay edip gülüşen çocuk korosu üyelerinden oluşan bir kalabalıkla kiliseye girer. (Zangoç ve koro: Tutta qui la cantoria! -"Herkes burada! Hadi yukarı kattaki koro mahalline!") Yanlış olarak öğrendiklerine göre Napolyon mağlubiyete uğratılmıştır ve burada bunu kutlamak için özel bir Te Deum şükür ayini yapmak istemektedirler. Aynı zamanda polis komutanı, Scarpia, ve yardımcısı Spoletta birçok polis ile kaçak mahpusu aramak üzere kiliseye gelirler. Attavanti'lere ait olan şapelde Markız'ın yelpazesini ve içinde hiç yiyecek ve içecek olmayan Cavaradossi'ye ait olan yemek sepetini bulurlar. Scarpia tehdit edici bir tavırla zangoça bunlar hakkında soru sorar; zangoç da Cavadarossi'nin şapelin anahtarını hiç almadığını ve hiç yemekle alakası olduğunu da söylemediğini belirtir. Scarpia zekice Çavdarossi'nin Angelotti'nin hapisten kaçışı ile bir bağlantısı olduğunu düşünmeye başlar.
Tosca kilisede kantatın söylenişine katkıda bulunması gerektiğini Cavaradossi'ye açıklamak istediği için kiliseye döner. Fakat onu orada bulamaz ama kıskançlık hisleri ile Cavaradossi'nin kendini aldattığına dair inancı depreşir. Bu sırada kilise Te Deum ayinine iştirak edecek inançlılarala dolmaya başlar. Bir Kardinal bu ayinin başında bulunacaktır. Scarpia gelip Attavanti'nin yelpazesini Tosca'ya gösterdiğinde Tosca'nın kıskançlığı artmış ve sınırlı olarak oradan ayrılmıştır. Scarpıa bir sivil polise onu takip etmesi emrini verir. (Scarpia: Tre sbirri, una carrozza - "Üç polis memeuru ve bir atlı araba"). Scarpia koyu bir inaçlı gibi dizlerine çöküp dualara ve ayine katılır. (Scarpia: Va' Tosca, nel tuo cuor s'annida Scarpia - "Git, Tosca. Senin kalbinde yuva yapan Scarpia'dır") (Koro: Adıutorium nostrum – "Benim desteğim Tanrının adınadır.")(Scarpia: A doppia mira tendo il voler - "Arzularımın iki hedefi vardır").

II.Perde

Palazzo Farnese'de bulunan Scarpia'nın odası
Scarpia akşam yemeğini yalnız yemektedir. Dışarıda ahalinin eğlenme sesleri duyulur. Bir hizmetkarına bir not verip onu Tosca'ya götürüp resitalini bitirdiği zaman onu kendiyle buluşmaya gelmeye davet eder. Onun kendi gücüne boyun eğince kendinin ne kadar mutlu olacağına dair şarkı söylemeye başlar. (Ella verrà per amor del süo Mario - "Mario'suna olan aşkı nedeniyle bana gelecek.") ve (Ha più forte şapore la conquista viölenta - "Zorbalıkla kadın kandırma aşka çok daha güzel bir çeşni verir.")
Spoletta tutukladığı Cavaradossi ile birlikte girer ama Angelotti kaçıp saklanmayı başarmıştır ve onu bulamamıştır. Scarpia ressamı sıkıştırıp sorguya çeker; ama Cavaradossi hiçbir şey ifşa etmez. Scarpia Cavaradossi'yi işkence edilmek üzere dışarı yollar. Scarpia bu sefer dikkatini Tosca'ya çeker. (Scarpia: Ed or fra noi parliam da buoni amici - "Şimdi iki iyi arkadaş gibi konuşalım." ) Scarpia ayrıntılarla Tosca'ya işkence edilen sevgilisinin çektiği azapları bir bir anlatır. Tosca sevgilisinin bağırmalarını duymaktadır ama elinde bir şey yapabilecek hiç gücü yoktur. Bundan bütün morali çökmüştür ve sonunda Angelotti'nin nerede saklandığını ifşa etmek zorunda kalır. Çavradossi tekrar yanlarına getirilir ve Scarpia ona Angelotti'nin saklanma yerini öğrendiğini söyler. İşkencenin açısından ve yineden sırrı saklayamamadan utandığı için Cavaradossi gizliliğe ihanet ettiği için Tosca onu kınayıp lafla ona hücum eder.
Sciareone girer ve daha önce gelen Napolyon'un mağlubiyeti hakkında haberinin yanlış olduğunu ve gerçekte Bonapart'ın kraliyet ordularını Marengo Muharebesi'nde galip geldiğini ilan eder. Buna (Cavaradossi:Vittoria! - Zafer!) diye alkışlayan Cavaradossi tutuklanıp götürülür. Tosca onu takip etmeğe çalışır ama Scarpia tarafından durdurulur. Mario'nun serbest bırakılmasının fiyatının ne olacağını Scarpia'dan sorar. (Scarpia: Mı dicon venal "Benim rüşvet yiyici olduğumu söylüyorlar.") Scarpia Tosca'ya aşık olduğunu söyler ve şehvetli bir tonla Tosca kendi bedenini, namusunu ve kendisini vermeye razı olursa bunu Mario'nın serbest bırakılma fiyatı olacağını söyler. Tosca kaçmak ister ama Scarpia onu durdurur ve orada ona tecavüz etmeye yeltenir. Tam bu sırada davul sesleri duyulur. Scarpia bunların Cavaradossi'nin idam yerine götürülüşmesi sırasında çalındığını açıklar. Tosca yorululur ve bayılır ama bu sırada Tanrı'dan kendisine yapılan eziyetlerinin nedeni sorar.(Tosca: Vissi d'arte, vissi d'amore - "Ben sanatım için yaşarım; ben aşk için yaşarım"). (Scarpia:'Sei troppo bella, Tosca, e troppo amante - "Sen çok güzelsin, Tosca. Sen çok sevgi taşıyorsun."). Spoletta girer ve Scarpia'nın polisleri tam onu Cavadarossi villasının kuyusunda bulmuş ve çıkartıp tutuklamakta iken Angelotti'nin intihar edip kendini öldürdigü haberini verir.
Hiç başka bir alternatifinin kalmadığını düşünen Tosca kendini vermeye hazırdır. Scarpia Spoletta'ya bir idam töreni hazırlamasını, fakat Tosca'yla kaçmasını sağlamak için bunun yapmacık olarak idam olmasını emreder. Tosca, Cavaradossi ile ülkeden kaçmaları için "güvenlikle-gitsinler" şeklinde bir belge hazırlamasını ister. Scarpia'nın bu belgeyi yazıp hazırlanmasını beklerken, Tosca'nın gözü masa üzerinde bulunan bir sivri bıçağa ilişir. Birden kendi bedenini ona vereceğine Scarpia'yı bıçakla öldürmesinin daha uygun olacağı fikirine aklı yatar. Scarpia Tosca'yı kucaklamak için ilerler ve tam kucaklamışken Tosca elindeki bıçağı onun kalbine saplar ve onu öldürür.(Tosca:Questo è il bacio di Tosca - "İşte bu Tosca'nın öpücüğü". Scarpia'nın naaşını düzgün bir şeklide yatırdıktan sonra Tosca kiliseden ayrılır. (E avanti a lui tremava tutta Roma - "Ve önünde bütün Roma titremişti."). Tam bu sırada uzaktan davul sesleri duyulmaya başlar.

III.Perde

Cavaradossi'nin idam edilme yeri olan Castel Sant' Angelo'nun en üst katı.
Kilise çanları yeni günün başlamış olduğunu belirtmektedirler ve bir Çoban çocuk Romalı aksanı ile bir halk havası olan stornello söylemektedir. Hapishanede Cavaradossi idamını beklemektedir. Elinde kalan en son değerli şey olan yüzüğünü Gardiyan'a vererek onu Tosca'ya bir not götürmeye ikna eder. Hemen bu elvada mektubunu yazmaya koyulur. ( E lucevan le stelle - "Ve yıldızlar parlamaktaydılar"). Bu notun sonunda olan (E non ho amato mai tanto la vita - "Hayatımda hiçbir hayatı şimdiki kadar sevmedim.") satırını bitirdiği zaman ağlamaya başlar.
Tosca Spoletta ve bir çavuş ile birlikte gelir ve Scarpia'nın vermiş olduğu "güvenlikle gitsinler" belgesini getirmiştir. Tosca ona her ikisini de kurtarmak için Scarpia'yı öldürdüğünü söyler. (Tosca: İl tuo sangue o il mio amor volea - "O ya senin kanını ya da benim aşkımı istedi.") Cavaradossi onun ellerinde tutarak şu aryayı söyler. (Cavaradossi: O dolci mani - "O tatlı ellerin"). Tosca sonra yapmacıktan bir idam taklidi yapılacağını anlatır. Aşkla galip gelmeleri duyguları ile birlikte bir mesut gelecek hakkında düşlerini birbirine anlatmaya başlarlar (İkili: Şenti, l'ora è vicina - "Dinle, saat yaklaştı.")(Cavaradossi: Amaro sol per te m'era il morire - "Yalnız seni kaybetme yüzünden ölümün çok acı olacaktı.")(Tosca: Amor che seppe a te vita serbare – "Aşkım senin hayatını kurtarabilmeyi başardı."). Son final ikili: Trionfal... dı nova speme - "Yeni umutlarla. Zafer.")
Askerler ateş açarlar. Mario yere yığılır. Tosca alaylı olarak Mario'yu iyi rol yaptığı için tebrik eder. (Ecco un artışta - "İşte bir artist"). Askeri birlik ayrıldıktan sonra Tosca yerde yatan Mario'nun yanına koşar ve onun artık ayağa kalmasını söyler.(Su, Şu, Mario! Su presto andiam!). Fakat Mario hiçbir hayat eseri göstermez. Tosca olanı anlamıştır; Scarpia Cavadrodossi'nin hayatını bağışlamamıştır ve Spoletta'ya onun kurşuna dizilip idam edilmesi emrini vermiştir. Cavaradossi ölü olarak yerde yatmaktadır. Tosca bu gerçeği anladığı sırada, öldürülmüş Scarpia'yı yeni bulmuş olan Spoletta askerlerle birlikte gelir ve Tosca'yı Scarpia'nın katili olmakla suçlar. Tosca'yı tutuklamak için yanına gelmeye başlar. Fakat Tosca onu geri iter ve kalenin mazgalına çıkıp oradan kalenin duvarından aşağı kendini atıp kendini öldürür. ("O Scarpia, avanti a Dio!" - "O Scarpia, Tanrı önünde tekrar buluşacağız!"). Tosca ölümüne düşmekte iken orkestra Cavaradossi'nin daha önceki (E lucevan le stelle) aryasının temasını daha güçlü ama açıklayıcı klarinet sesi ile birlikte çalar.

Ünlü müziksel parçalar

  • Recondita armonia: Cavaradossi, I.Perde
  • Tre sbirri... Una carrozza... Presto: Ensanbl, Final I. Perde
  • Vissi d'arte: Tosca, II. Perde
  • Mattutino: Prelud III. Perde
  • E lucevan le stelle: Cavaradossi, III. Perde
  • Marş al supplizio: III. Perde

Seçilmiş ses ve video kayıtları

YılRoller
(Tosca, Cavaradossi, Scarpia)
Orkestra şefi,
Opera evi ve Orkestra
Marka
1938Maria Caniglia,
Beniamino Gigli,
Armando Borgioli
Oliviero De Fabritiis,
Teatro dell'Opera di Roma Orkestra ve Korosu
Audio CD: Naxos Records
Kat: 8.110096-97
Audio CD: Opera D'oro
Cat: 723723887825
1946Grace Moore,
Jan Peerce,
Lawrence Tibbett
Cesare Sodero,
Metropolitan Opera Orkestra ve Korosu
Audio CD: Myto Records İtalya
Kat: MCD 942 98
1953Maria Callas,
Giuseppe di Stefano,
Tito Gobbi
Victor de Sabata,
La Scala Orkestra ve Korosu
Audio CD: EMI Classics
Kat: 7243 5 62890 2 4
Dorothy Kirsten,
Daniele Barioni ,
Frank Guarrera
Dimitri Mitropoulos
Metropolitan Opera
LP: Metropolitan Opera Plak Klubü
Kat: M0724
1957Zinka Milanov,
Jussi Björling,
Leonard Warren
Erich Leinsdorf,
Teatro dell'Opera di Roma Orkestra ve Korosu
Audio CD: BMG Classics
Kat: 09026-63305-2
1962Leontyne Price,
Giuseppe di Stefano,
Giuseppe Taddei
Herbert von Karajan,
Viyana Filarmonik Orkestrası
Vienna Devlet Opera Korosu
Audio CD: Decca
kat: 028946638422
1965Maria Callas,
Carlo Bergonzi,
Tito Gobbi
Georges Pretre,
Orchestre De La Société Des Concerts Du Conservatoire
Choeurs de l'Opera National de Paris
Audio CD: EMI Classics
kat: 0724356644427
1976Montserrat Caballé,
José Carreras,
Ingvar Wixell
Colin Davis,
Royal Opera House Orkestra ve Korosu
Audio CD: Philips
Kat: 028943835923
Mirella Freni,
Plácido Domingo,
Samuel Ramey
Giuseppe Sinopoli,
Philharmonia Orkestrası
Royal Opera House
Covent Garden Korosu and Çocuklar Korosu
Audio CD: Deutsche Grammophon
Kat: 028943177528
Raina Kabaivanska,
Plácido Domingo,
Sherrill Milnes
Bruno Bartoletti,
New Philharmonia Orkestrası
Ambrosian Singers
(Film - direktör Gianfranco De Bosio)
DVD: Deutsche Grammophon
Kat: 00440 073 4038
1980Renata Scotto,
Plácido Domingo,
Renato Bruson
James Levine,
Philharmonia Orkestrası
Ambrosian Singers
Audio CD: EMI Klasikleri
Kat: 66504
1985Hildegard Behrens,
Plácido Domingo,
Cornell MacNeil
Giuseppe Sinopoli,
Metropolitan Opera Orkestra ve Korosu
DVD: Deutsche Grammophon
Kat: 00440 073 4100
1992Catherine Malfitano,
Plácido Domingo,
Ruggero Raimondi
Zubin Mehta,
RAI Orchestra Sinfonica ve Coro di Roma
(Film rejisörü: Brian Large / Giuseppe Patroni Griffi)
VHS: Teldec Video
Kat: 6302779715
1998Catherine Malfitano,
Richard Margison,
Bryn Terfel
Riccardo Chailly,
De Nederlandse Opera
Royal Concertgebouw Orkestrası
De Nederlandse Opera Korosu
(Film rejisörü: Misjel Vermeiren)
DVD: Decca
Kat: 074 3201
2001Angela Gheorghiu,
Roberto Alagna,
Ruggero Raimondi
Antonio Pappano,
Royal Opera House Orkestra ve Korosu
(Film rejisörü: Benoît Jacquot)
DVD: EMI Klasikleri
Kat: 7243 5 57173 2 0
2004Daniela Dessi,
Fabio Armiliato,
Ruggero Raimondi
Maurizio Benini,
Teatro Real Orkestra ve Korosu
(Film rejisörü: Nuria Espert)
DVD: Opus Arte
Kat: 901
Kat": Ses kayıt şirketinin koyduğu katalog numarası.

Dipnotları

İç kaynaklar

Dış kaynaklar

La Bohème

La Bohème, bestelerini Giacomo Puccini'nin yaptığı 4 perdelik opera. Henri Murger'ın yazdığı hikayelerin derlendiği "Scènes de la vie de Bohème" adlı esere dayanmaktadır.
Operanın prömiyeri 1 Şubat 1896 tarihinde İtalya'nin Torino kentinde yapıldı. Gösterimde orkestra şefliğini Arturo Toscanini yapmıştır. La Bohème 50 yıl sonra Toscanini tarafından tekrar yönetildi ve kayda alındı; ilk şefinin yorumuyla kaydedilebilmiş olan La Bohème, diğer Puccini operaları arasında bu nedenle önemli bir yere sahiptir.
1897 yılında Ruggero Leoncavallo aynı hikayelere dayanan ve aynı ismi taşıyan bir başka opera besteledi. Leoncavallo'nun eseri ancak birkaç kez sahnelendi. Puccini'nin La Bohème'i ise opera repertuvarlarında bir standart haline gelmiştir. Türkiye'de Devlet Operasında ilk temsili Ankara'da 1948 yılındadır.
Eserin konusu bir dikişçi kadın olan Mimi ile şair Rodolfo arasında olan aşk üzerine odaklanmıştır. Birbirlerini ilk görüşte sevmişlerdir ve hala da birbirlerine sevgileri büyüktür. Rodolfo onu bırakır; nedeni güya Mimi'nin diğer erkeklerle flört etmesini kıskanmasıdır. Ama Mimi çok ağır verem hastasıdır ve ölümü yakındr. Rodolfo birlikte yaşarken fakirane yaşam şartlarının Mimi'nin sağlığını daha da kötüleştirdiğini bilerek vicdan azabı çekmektedir ve Mimi'ye daha iyi şartlarla bakacak birini bulmayı sağlamak için, gösterdiği kıskançlık yapmacıktır. Sonunda Mimi ölmeden önce kısa bir müddet için tekrar bir araya gelirler.


Roller

RolSesİlk gösterim rolleri, 1 Şubat 1896
(Orkestra şefi: Arturo Toscanini)
Rodolfo, şairTenorEvan Gorgo
Mimì, kadın terziSopranoCesira Ferrani
Marcello, ressamBaritonTieste Wilmant
Schaunard, müzisyenBaritonAntonio Pini-Corsi
Colline, filozofBasMichele Mazzara
Musetta, şarkıcıSopranoCamilla Pasini
Benoît, ev sahibiBasAlessandro Polonini
Alcindoro, devlet konseyi üyesiBasAlessandro Polonini
Parpignol, oyuncak satıcısıTenorDante Zucchi
Gümrük çavuşuBasFelice Fogli
Diğerleri:Öğrenciler, çalışan kadınlar, kasaba halkı, esnaf, sokak satıcıları, askerler, garsonlar ve çocuklar

Konu özeti

Mekân - Paris
Zaman - 19. yüzyıl, yaklaşık 1830[1]

I. Perde

1. Sahne: Paris'te bir Noel'
Ressam Marcello ve şair Rodolfo Paris'in Monmarte semtinde, eski bir evin çatı katında yaşamaktadırlar. Soğuktan titreyen Marcello tablosunu bitirmeye çalışmakta, Rodolfo ise yanında oyununu yazmaktadır. Biraz ısınmak için Rodolfo'nun yazmış olduğu oyunun müsvedde kopyasını yakarlar. Filozof olan Colline girer ve rehincinin bazı kitaplarını rehine almayı kabul etmediği için şikayete başlar. Bu gruba dahil olan ve müzisyen olan Schaunard elinde bir torbada yiyecek, odun, şarap, bir kutu puro ve cebinde para olarak girer; eksantrik bir İngiliz centilmeni ona bir iş vermiştir. Diğerleri yemeğe üşüşürlerken onun anlattıklarını dinlemeye zor fırsat bulurlar. Schaunard yiyecekleri önlerinden ve ellerinden alır ve onların yerine iyi talihini kutlamak için hepsini Cafe Momuş'da yemek yemeğe davet eder.
Getirdiği şarabı içmektelerken ev sahibi Benoit kirayı almak için gelir. Ona dalkavukluk yaparak şarap sunarlar ve sarhoş olmasını sağlarlar. Benoit sarhoş haliyle kadınlarla aşklarını anlatmaya başlar fakat evli olduğunu söyleyince komik olarak ahlaklı kişiler tavırları takınarak onu zorla odadan atarlar; tabii kira ödemesini de yapmamışlardır. Kira için ayırdıkları parayı aralarında paylaşarak Kartıyer Latinde hovardalığa giderler.
Diğer Bohemler odadan ayrılırlar ama Rodolfo üzerinde çalıştığı makaleyi bitirince arkadaşlarıyla çok geçmeden sonradan buluşacağını söyleyerek tek başına odada kalır. Odanın kapısı çalınır ve aynı binada başka bir odada yaşıyan bir kadın dikişçi olan Mimi odaya girer. Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir. Mum yakılınca çıkar ama hemen sonra geri gelir; anahtarını nereye koyduğunu hatırlayamamaktadır. Her ikisinin de mumu sönmüştür ve ikisi karanlıkta Mimi'nin odası önüne inerler. Rodolfo Mimi ile birlikte olmak için onun anahtarını bulmuştur; cebinde saklamıştır ve Mimi döndüğünde anahtar hakkında hiç haberi yokmuş gibi hareket etmiştir. Söyledikleri iki şarkı ile birbirine kendi değişik geçmişlerini açıklarlar (Rodolfo: Che gelida manina - "Ne soğuk küçük eller") (Mimì: Sì, mi chiamano Mimì - "Evet benim ismim Mimi"). Rodolfo'yu bekleyen arkadaşları onu çağırırlar; Rodolfo onlara gideceğine Mimi ile birlikte binada kalmayı teklif eder; fakat Mimi onunla birlikte onlara iştirak etmeye karar verir. Ayrılırlarken birbirine karşı duydukları yeni sevgi hakkında şarkı söylerler.(İkili, Rodolfo and Mimì: O soave fanciulla - "Oh çok nazik kız")

II. Perde

Quartier Latin
Sokakta bir büyük kalabalık vardır. Seyyar satıcılar mallarını bağırarak ilan edip satmaya çalışmaktadırlar. (chorus: Arancı, datteri! Çaldı i marroni! – "Portakallar, hurma! Kızarmış kestane!"). Arkadaşlar grubu girer; neşe ile doludurlar; Rodolfo Mimi için bir seyyar satıcıdan bir bone satın alır. Halk kendi aralarında konuşmakta; satıcılarla pazarlık etmektedir. O sokakta oturan çocuklar oyuncak satıcısı Parpignol'un oyuncaklarına gıpta ile bakmaktadırlar. Arkadaşlar grubu Cafe Momuş'e girerler.
Mimi ve erkekler yemek yemeye başladıkları zaman Marcello'nun eski sevgilisi olan Musetta yeni sevgilisi bir yaşlı ama zengin hükümet bakanı olan, Alçındoro, ile birlikte gelir. Musetta Alçındoro'ya sanki bir fino köpeğiymiş gibi davranmakta ve o şekilde konuşmaktadır. Açıktır ki bu yaşlı adamdan bıkmıştır. Musetta oradaki ahaliyi eğlendiren fakat patronunun utanmasına neden olan biraz açıksaçık şarkıyı söylemeye başlar (Musetta'nın valsi: Quando me n’vò- "Ben giderken"). Musetta Marcello'nun tekrar dikkatini çekmek sistediği açıktır. Marcello'nun da hemen kıskançlığı ortaya çıkar. Musetta, biraz olsun Alçındındoro'dan uzaklaşmak için yeni ayakkabısının ayağını vurduğunu söyler ve Alçındıoro'yu bu ayakkabı ile bir tamirciye gönderir. Bu sırada ortalık biraz karışır ama Musetta ve Marcello birbirlerini kucaklarlar ve tekrar barışıp birlikte olmayı isterler.
Yemek bitmiştir ve fatura gelir. Schaunnard'ın elinde bulunan paranın bu faturaya yetmiyeceğini görüp canları sıkılır. Kurnaz Musetta bütün faturanın Alçındoro'nun hesabına yazılmasını sağlar. Bir bando ile birlikte askerlerin şehrin sokaklarında geçit yaptıkları duyulur. Etraftakilerin alkışları arasında Marcello ve Colline Musetta'yı omuzlarına kaldırıp bunu görmeye giderler. Hepsi Cafe'den ayrılmış olduğu zaman Alçındoro tamir edilmiş olan ayakkabı ile döner ve Musetta'yı aramaya başlar. Garson ona ödemesi gereken faturayı verir. Bu yüksek fatura bedelinden hiç hoşlanmayan ve Musetta'yı kaybetmiş olan Alçındoro bir sandalye üstüne oturur kalır.

III. Perde

Şehirin girişindeki yol parası ödeme gişesi
Sabahleyin şehre giriş yolunda bulunan ödeme gişesinden seyyar satıcılar gelip şehre girmektedirler. Bunlar arasında devamlı öksürmekte olan Mimi de vardır. Yakında olan bir handa oturan ve han için resimli bir tabelayı çizip boyayıp hazırlamakta olan Marcello ile görüşmek için gelmiştir. Radolfo ile birlikte hayatın zorlukları hakkında konuşmak istemektedir. Radolfo o akşam Mimi'yi terk etmiştir. (Mimi;O buon Marcello, aiuto! - "Oh, iyi Marcello, bana yardım et!"). Marcello Rodolfo'nun orada bulunduğunu ve içeride uyumakta olduğunu bildirir. Rodolfo uyanmıştır ve Marcello'yu görüşmek için dışarı çıkar. Mimi saklanır ve Radolfo ile Marcello'nun konuşmalarını dinler. Önceden Marcello Mimi'yi diğerleri ile flört ederek hafif hareketleri dolayısıyla terk ettiğini söyler; fakat daha sonra Mimi'nin ince hastalık denen veremden muzdarip olduğunu ve hastalığın çok ilerlemiş olduğunu ve ona bakamadığını itiraf eder. Fakir olan Rodolfo Mimi'ye gereken tedaviyi ve bakımı sağlayamayacağını bilmektedir ve Mimi'den ayrılmakla onun durumuna daha uygun ve daha zengin sevgili bulmaya zorladığını anlatır. (Radolfo: Marcello, finalmente - "Marcello, sonunda") Marcello Mimi'nin bunları duymasını istememektedir ve onu susturmaya çalışır; ama Mimi söylenenleri duymuştur. Mimi'nin öksürükleri saklandığı yeri ele verir ve Radolfo ve Mimi birlikte kaybettikleri aşk hakkında şarkıya başlarlar; arkadaş olarak ayrılma planları yapmak isterler ama hala da birbirine aşkları çok kuvvetlidir. (Mimì: Dönde lieta uscì - "Buradan bu kız mesut ayrılıyor") Sonunda bir uzlaştırıcı çare olarak ilkbahara kadar birlikte olmaya karar verirler; ilkbaharla dünya ve tabiat tekrar yenilenmekte olacaktır ve kimsenin bu zamanda gerçekte yalnız olması düşünülmemektedir. Tam bu sırada Musetta da Marcello'yu görmeye gelmiştir; ama bu çift birbirleriyle acımasız ağız dalaşına girişirler. Bu Mimi ve Rodolfo'nun birlikte olma kararına tam tezat teşkil etmektedir. (Dörtlü: Mimì, Rodolfo, Musetta, Marcello: Addio dolce svegliare alla mattına! - "Elvada, sabahleyin tatlıca uykudan uyanma!").

IV. Perde

Tekrar tavanarası odasında
Marcello ve Rodolfo güya çalışmaktadırlar ama yaptıkları birbirlerine sevgililerini kaybettikleri için yanıp durmak olmaktadır. (İkili : O Mimì, tu più non tornı - "O Mimì, geri dönmeyecek misin?"). Schaunard ve Colline çok basit ve ucuz hazır yemekle dönerler. Hepsi birlikte bunun fakir yemeğinin birçok zengin bir yemek daveti olduğunu gülünç şekilde taklidini yaparlar; şarkılar söyleyip birbiriyle dans ederler.
Musetta yeni bir haberle gelir. İlkbaharda Rodolfo'yu bırakıp yeni bir para babası olan zengin bir viskont bulmuş olan Mimi, onu da bırakmıştır. Musettta Mimi'yi sokaklarda hastalığı dolayısıyla çok zayıf ve yorgun argın bulmuştur ve onu tavanarası dairelerine getirmiştir. Çok soluk yüzlü ve kendini ayakta zor tutabilen Mimi yardım edilerek bir sandalyaya oturtulur. Musetta ve Marcello Musetta'nın kıymetli küpelerini alarak onları bir rehınciye bırakıp aldıkları para ile Mimi'ye ilaç satın almak üzere oradan ayrılırlar. Colline de kalın paltosunu rehinciye götürmek için ayrılır.(Vecchia zimarra – "Eski palto"). Colline Schaunard'ın da Mimi ve Rodolfo'ya birlikte biraz yalnız kalmalarına izin vermesi için odadan ayrılmasını sağlar.
Yalnız başına kalan çift eski mesut hayatlarını hatırlarlar (İkili Mimi ve Rodolfo: Sono andatı? - "Nereye gitti o günler?"). Sönen mumlar, kaybolmuş anahtar ve Rodolfo'nun Mimi'ye hediye için alıp ona verdiği pembe bone. Boneyi Rodolfo sevdiğinden bir hatıra olarak saklamıştır ve Mimi onu tekrar görünce neşelenir. Diğerleri geri dönerler. Mimi'nin ellerini ısıtıp sıcak tutması için bir el kürkü getirmişlerdir; Mimi'ye gerekli ilaçları almışlardır ve bir doktor da çağırdıklarını Rodolfo'ya söylerler. Fakat arkadaşlarının bu destekleri veremden muzdarip Mimi'ye yardım için yetersizdir. Mimi bir uykuya yatar gibi dalıp kendinden geçer; Musetta dua etmeye başladığı zaman Mimi hayata gözlerini yummuştur. Schaunard onun olup ölmediğini kontrol eder. Rodolfo cok büyük bir yeisle onun ismini haykırarak çaresiz ağlayıp sızlanmaya başlar.

Önemli müziksel parçalar

  • Che gelida manina: Arya, Rodolfo (I. Perde)
  • Sì, mi chiamano Mimí: Arya Mimi (I. Perde)
  • O soave fanciulla: İkili, Mimi ve Rodolfo (I. Perde)
  • Quando men vo': Vals, Musetta (II. Perde)
  • Donde lieta uscì: Arya, Mimì (III. Perde)
  • O Mimì, tu più non torni: İkili, Rodolfo ve Marcello (IV. Perde)
  • Vecchia zimarra: Romanza, Colline (IV. Perde)
  • Sono andati? fingevo di dormire: Solo, Mimì (IV. Perde)

Enstrümantasyon

La Boheme operasının orijinal orkestra notalarına göre şu çalgılar gereklidir:

Seçilmiş ses kayıtları

YılRoller
(Rodolfo, Mimì, Musetta, Marcello, Colline, Schaunard)
Orkestra şefi,
Opera Evi ve Orkestra
Marka
1938Beniamino Gigli,
Licia Albanese,
Tatiana Menotti,
Afro Poli,
Duilio Baronti,
Aristide Baracchi
Umberto Berrettoni,
Teatro alla Scala Orkestra ve Korosu
Audio CD: Naxos Historical
Kat: 8.110072-73
1942Frederick Jagel,
Grace Moore,
Frances Greer,
Francesco Valentino,
Ezio Pinza]],
Wilfred Engelman
Cesare Sodero,
Metropolitan Opera Orkestra ve korosu
Audio CD: Line Music
Kat: 5.00284
ASIN: B0007V43EQ
1946Jan Peerce,
Licia Albanese,
Anne McKnight,
Francesco Valentino,
George Cehanovsky,
Nicola Moscona
Arturo Toscanini,
NBC Senfoni Orkestra ve korosu
Audio CD: Line Music
Kat: 5.00294
ASIN: B00000I6N5
1956Jussi Björling,
Victoria de los Ángeles,
Lucine Amara,
Robert Merrill,
Giorgio Tozzi,
John Rearden
Thomas Beecham,
RCA Victor Orkestra ve korosu
Audio CD: EMI Classics
Cat: 7243-5-67753-2-9
1956Giuseppe di Stefano
Maria Callas,
Anna Moffo
Rolando Panerai
Nicola Zaccaria
Manuel Spatafora
Antonino Votto,
La Scala koro ve orkestrası
Audio CD: EMI Classics
1959Carlo Bergonzi,
Renata Tebaldi,
Gianna d'Angelo,
Ettore Bastianini,
Cesare Siepi,
Renato Cesari
Tullio Serafin,
Accademia di Santa Cecilia koro ve orkestrası
Audio CD: Decca
1961Richard Tucker,
Anna Moffo]],
Mary Costa,
Robert Merrill,
Giorgio Tozzi,
Philip Maero
Erich Leinsdorf,
Roma Opera Korosu ve Orkestrası
Audio CD: RCA Victor
1972Luciano Pavarotti,
Mirella Freni,
Elizabeth Harwood,
Rolando Panerai,
Gianni Maffeo,
Nicolai Ghiaurov
Herbert von Karajan,
Berlin Berliner Philharmoniker
Audio CD: Decca
Kat: 421245
1973Plácido Domingo,
Montserrat Caballé,
Judith Blegen,
Alan Byers,
Nico Castel,
Sherrill Milnes
Georg SoltiAudio CD: RCA Victor
1979José Carreras,
Katia Ricciarelli,
Ashley Putnam,
Francis Egerton,
Håkan Hagegård,
Robert Lloyd
Colin Davis,
Covent Garden Orkestra ve korosu
Audio CD: Philips
Kat: 4422602
1999Roberto Alagna,
Angela Gheorghiu,
Elisabetta Scano,
Simon Keenlyside,
Ildebrando D'Arcangelo,
Roberto Di Candia
Riccardo Chailly,
La Scala Koro ve Orkestrası
Audio CD: Decca
2008Rolando Villazón,
Anna Netrebko,
Nicole Cabell,
Boaz Daniel,
Stephane Degout,
Vitalij Kowaljow
Bertrand de Billy,
Baverya Radyo Senfoni Orkestrası
Audio CD: Deutsche Grammophon
Kat: 477 6600
Not: "Kat:" Satıcı firmanın katalog numarası; "ASIN" amazon.com ürün referans numarası.

1 Kasım 2016 Salı

Lüküs Hayat (Operet)

Lüküs Hayat, 1933 yılında Cemal Reşit Rey tarafından bestelenmiş bir operettir. Türk tiyatrosunun klasik eserlerinden birisi olmuştur.
İstanbul Şehir Tiyatroları'nın siparişi üzerine yaratılan ve ilk defa cumhuriyetin 10. yıl kutlamalarının yapıldığı 1933 yılında sahnelenen eser, 1946 yılına kadar büyük bir seyirci kitlesi tarafından izlenmiştir. 1958'de Zeki Alpan, 1962 yılında da Muammer Karaca tarafından tekrar sahneye konulmuş; 6 Mart 1985'te ise İstanbul Şehir Tiyatroları'nda yeniden sahnelenmeye başlamış ve o tarihten günümüze aralıksız sahnelenmiştir.
Oyunun yazarı, Ekrem Reşit Rey olarak bilinse de Şişli'de bir Apartıman şarkısının sözlerini Nazım Hikmet Ran'in yazdığı sanılmaktadır. [1]
Oyun, 1950 yılında Ömer Lütfi Akad tarafından Lüküs Hayat adıyla filme alınmıştır. 1973 yılında da Haldun Dormen tarafından televizyon için yeniden filme alınmıştır.

Eserin Yazılışı

1930 yılında ödenek ve seyirci azlığı nedeniyle kapanma tehlikesi ile karşıkarşıya olan İstanbul Şehir Tiyatroları'nda yöneticilik yapan Muhsin Ertuğrul, seyirci ilgisini müzikal oyunlar ile çekmeyi düşündü. Müzikal eserler yazma önerisini kabul eden Cemal ve Ekrem Rey Kardeşler, Cumhuriyetin 10. yılında sergilenecek yeni bir müzikal oyun yaratmak üzere çalışmaya başladılar. Ancak Ekrem Reşit Rey, sözleri yetiştiremeyeceğini belirtince tarihçi Rasih Nuri İleri'nin aktarmasına göre bu iş o sırada hapiste bulunan Nazım Hikmet'e teklif edildi. Eseri Nazım Hikmet yazdı ancak hapiste olduğu için ismini kullanmadı; program metinlerinde yazan Ekrem Reşit Rey olarak yer aldı. Bir başka iddiaya göre eserin tamamını değil ama müzikal içerisinde yer alan bazı şarkıların sözlerini Nazım Hikmet yazdı.


Konusu

Lüküs Hayat, Türk toplumunun Batı ile yüzleşmesi ve bu çerçevede yaşanan gülünçlükleri sahneye taşıyan, iki farklı kültürün yüzleşmesinden ortaya çıkan durumun değişmezlerini anlatmaktadır. Küçük hırsızlıklarla geçinen "Rıza" ile "Fıstık" bir zengin evine girince kendilerini kıyafet balosunda bulurlar. İkilinin içine düştüğü bu yeni ortam, batılılaşma özentisinin ortasına düşmüş halktan insanların durumudur. Çelişkilerin iyice keskinleştiği yaşam biçimleri komik olaylara neden olmaktadır.
The Great Gatsby'ninkine benzerlikler gösteren bir teması vardır. Modernleşen toplumun yozlaşmasını anlatır.

Şehir Tiyatrolarında 25. Yıl

2009 yılı Nisan ayında oyunun şehir tiyatrolarında oynanışının 25. yılı kutlandı. Oyunun arşiv belgeleri, replikleri, fotoğrafları, hatıra yazılarını içeren Lüküs Hayat 25. Yıl Kitabı ile Lüküs Hayat 25. Yılın Tozu isminde bir fotoğraf sergisi hazırlandı[2].


Şehir tiyatrolarındaki kadrosu

  • Yazan: Ekrem Reşit Rey
  • Müzik: Cemal Reşit Rey
  • Yöneten: Haldun Dormen
  • Dekor Tasarımı: Nilgün Gürkan
  • Kostüm Tasarımı: Canan Göknil
  • Orkestra düzenlemesi: Esin Engin
  • Müzik: Önder Bali
  • Koreografi: Selçuk Borak

Oyuncular

  • Zihni Göktay
  • Suna Pekuysal
  • Funda Postacı
  • Ali Berge
  • Şenay Saçbüker
  • Sezai Altekin
  • Aslı Seçkin
  • Ali Karagöz
  • Oya Palay
  • Bilge Zobu
  • Sibel Topaloğlu
  • Savaş Barutçu
  • Vildan Türkbaş
  • Yavuz Şeker
  • Betül Kızılok
  • Güneş Han
  • Selçuk Yüksel
  • Emrah Özertem
  • Kutay Kırşehirlioğlu
  • Caner Çandarlı
  • Kosta Kortidis
  • Melahat Abbasova
  • Defne Gürmen

2006'dan itibaren

  • Derya Kurtuluş
  • Ayşegül İşsever
  • Cem Karakaya
  • Münir Kutluğ
  • İrem Arslan Aydın
  • Arda Aydın
  • Ali Gökmen Altuğ
  • Aslı Aybars
  • Betül Kızılok
  • Tuğrul Arsever
  • İlhan Kilimci
  • Çağrı Hün
  • Çağlar Yiğitoğulları
  • Samet Hafızoğlu
  • Rahmi Elhan
  • Can Ertuğrul
  • Zafer Kırşan
  • Cem Uras

Kaynakça

Dış bağlantılar

Lüküs Hayat,(Film)

Lüküs Hayat, Ekrem Reşit Rey'in yazdığı ve Cemal Reşit Rey'in bestelediği 1933 tarihli Lüküs Hayat operetinden Selahattin Küçük ve Ömer Lütfi Akad tarafından uyarlanarak Ömer Lütfü Akad'ın yönetmenliğinde çekilen 1950 yapımı Türk filmidir.[1] Filmin yapımcısı Erman Film adına Hürrem Erman'dır. Görüntü yönetmenliğini Yuvakim Filmerides, sanat yönetmenliğini ise Sohban Koloğlu üstlenmiştir.

 

Oyuncular

Konusu

Küçük hırsızlıklar yapan Rıza ile Fıstık bir zengin apartmanına girer ve burada maskeli balo ile karşılaşırlar. Baloda zengin ailenin elmasları çalınır.

Kaynakça

  1. ^ "1950 yılı Film Listesi". Türk Filmleri Sözlüğü. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-7052/lukus-hayat.html. Erişim tarihi: 27 Aralık 2012. 

Dış bağlantılar

 

21 Ekim 2016 Cuma

Midas’ın Kulakları

Midas’ın Kulakları, Ferit Tüzün tarafından 1966-1969’da bestelenmiş iki perdelik opera eseridir.
Güngör Dilmen’in aynı ismi taşıyan manzum oyununun metni, operanın librettosunu oluşturur. Ulusal Türk operasını yaratmada önemli bir kilometre taşı kabul edilir.[1]


Hazırlanma ve temsiller

TRT’nin siparişi üzerine yazılmış olan eser, ilk kez 1969'da İstanbul Kültür Sarayı'nda, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından oynanmıştır. Eser, Ankara’da ilk kez 15 Ekim 1977’de Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenmiştir.

Roller [2]

RolSes tipiPrömiyerde roller,
1969
Kral Midas: Frigya Kralı. bariton
Apollon : Güneş Tanrısı, bas
Pan: Doğa Tanrısı, tenor
Berber, konuşma rolü
Koro, İki yurttaş, Frigyalı yurttaşlar

Konu özeti [3]

Güneş Tanrısı Apollon ile Doğa Tanrısı Pan aralarındaki yarışta Frigya kralı Midas hakem olarak belirlenir. Yarışta Apollon lir, Pan ise flüt çalacaktır.
Opera, koronun bu yarışmayı haber vermesiyle başlar. Apollon’a göre yanlış karar veren Midas, “anlayan kulakların” duyabileceği müzik yerine, herkesin kolayca anlayabileceği tek sesli bir kavalı tercih etmiş Pan’ı galip ilan etmiştir. Öfkelenen Apollon, Midas’ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirir. Eşek kulaklı Midas bu sırrı sadece berberiyle paylaşmak zorunda kalır Berber, Midas'ın gizini tutacağına yemin etmiştir fakat artık Midas'ın kulaklarını düşlerinde görmeye, gece gündüz onları sayıklamaya başlar. Midas´ın gizini daha fazla taşıyamayacağını anlayınca gidip bağıra bağıra bir kuyunun içine seslenir, rahatlar.
İki yurttaş, Midas'a sazlıkların garip bir şekilde seslendiklerini haber verirler. Midas'la birlikte kırlara, o sazlığın olduğu yere yürürler. Yel esmeye başlayınca, su kıyısındaki sazlar, "Midas'ın kulakları eşek kulakları" diye seslenmeye başlar. Midas’ın gizi kuyunun dibindeki sulardan sazlıklar geçmiştir. Midas öfkeden çılgına döner. Sazların kestirilmesi ile sesler iniltiyle yavaş yavaş diner.
Midas, çığırtkanlar salarak kulakları ile ilgili söylentiyi unutturmaya çalışırsa da, çabası boşunadır. Bu sırada kendisi de artık kulaklarını benimser, hatta bu kulaklarla kendini insanüstü bir yaratık, bir yarı tanrı gibi görmeye başlar. Kulaklarını artık Frigyalılara da seyrettirmeye karar verip yurttaşları toplar. Ne var ki, o kulaklarını halka gösterdi sırada Apollon yeniden çıkagelir. "Seni bağışlıyorum artık" deyip Midas'ın kulaklarını eski haline sokar; yani yeniden insan kulağı yapar. Midas'ın alıştığı ve artık halkın kabul ettiği kulakları geri almakla aslında onu bir kez daha cezalandırmış olur. Çünkü Frigyalılar bu apansız değişimi yadırgayıp Midas´ı alaya alırlar. Değer yargıları görecelidir, alışkanlığa bağlıdır[4].

Ayrıca bakınız

Kaynakça

11 Ekim 2016 Salı

Yorgun Savaşçı

Yorgun Savaşçı 1980 yılında yönetmen Halit Refiğ tarafından TRT için TV dizisi olarak çekilen filmdir. Kemal Tahir'in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Çok güçlü oyuncu kadrosu, 2,5 yıl süren çekimleri ve 1 doların 35 lira olduğu dönemine göre rekor denilebilecek büyüklükteki 40 milyon TL bütçesiyle[1] çok iddialı bir yapımdır.

Akibeti

Filmin özgün kayıtları ve tüm kopyaları Kenan Evren yönetimindeki askeri cunta tarafından yakılarak imha ettirilmiştir. Filmin yakılma gerekçeleri arasında Atatürk ve Kurtuluş Savaşı karşıtı bir yapım olması, Çerkes Ethem'in kahraman olarak gösterilmesi, askerlere kötü lakap takılması gösterildi.[2]
TRT adına filmin yapımcısı olan Ömer Serim, o günleri şöyle anlattı: 'Bu filmi askerlerin gözetimi ve yardımı altında çektik. Fakat darbe olunca Kenan Evren ve arkadaşlarının yaptığı ilk işlerden biri filmin yakılmasına karar vermek oldu. Bir yıl geçtikten sonra filmin yakıldığı ortaya çıktı. Yakılmasını da o sırada TRT Genel Müdürü olan Macit Akman üstlendi ve 'Ben yaktırdım' dedi. Ortalık çok karıştı. Bu film yakıldıktan 2 yıl sonra filmin bir komisyon tarafından yakıldığı anlaşıldı. Filmin Genelkurmay Başkanlığı matbaasına götürüldüğü, oradaki fırınlarda komisyon üyelerinin denetimi altında kül edildiği öğrenildi. Filmin aslı, müzik ve dublaj bantları yakıldı. Sadece bir negatif kopyası saklandı. O da negatif olduğu için asla bastırılamaz.'[2]
'Yorgun Savaşçı' filmini yakan komisyon dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in yine dönemin Başbakanı Bülent Ulusu'ya emir vermesi ile oluşturulmuştu ve komisyonun 7 üyesinden biri olan Turgut Özakman, 2009 yılında Akşam gazetesine konuştu. O dönem Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olarak görev yapan Özakman, şunları söyledi: 'Bu işe devlet memuru olarak görevlendirildim. Ne yazık ki kuruldan önce filmin yakılma kararı verilmişti. Bunun çok ayıp olduğunu, yapılamayacağımı söylesem de bir işe yaramadı. O komisyonda imzamın olması büyük bir talihsizlik. Yakılmasına gereksiz korku ve kaygıdan ortalığı telaşa veren adamlar tarafından karar verilmişti. Filmin tamamının yok edilmemesi için 2 kişi emek verdi. Bunlardan biri bendim. Diğeri de komisyonda bulunmayan Kerim Aydın Erdem'di. Bizim yoğun çabamızla filmin bir nüshasını korumayı başardık. Zaten Kerim Aydın Erdem daha sonra TRT Genel Müdürü oldu ve kasasından bu film çıktı. Eksiksiz olarak da yayınlandı. Ben kendimi bununla akladım.'[2]

Kaynaklar

  1. ^ "Doğruyu arayan yorgun savaşçı". Aksiyon (776). 19.10.2009. http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/newsDetail_getNewsById.action?sectionId=37&newsId=25242. Erişim tarihi: 14.10.2010. 
  2. ^ a b c "Çılgın Türk, Yorgun Savaşçı'yı nasıl yaktı!". Radikal. 15.10.2009. http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&Date=&ArticleID=959345. Erişim tarihi: 14.10.2010

11 Temmuz 2016 Pazartesi

13. Savaşçı (The 13th Warrior)


13. Savaşçı (The 13th Warrior) ABD'de 32,698,899 $, uluslararası olarak 29,000,000 $ hasılat ile toplam kazancı 61,698,899 $'a ulaşmıştır. Film ABD'de gösterime girdiği hafta 10,267,756 $ gelir elde etmiştir[1].


Konu

Abbasiler zamanında Bağdad'da yaşayan Arap şair ve gezgin Ahmed bin Fadlan (Antonio Banderas), bir adamın hükümdara kendisini şikayet etmesi yüzünden ülkeden uzaklara, Kuzey ülkesine elçi olarak gönderilir.[2] Yanında arkadaşı Melchisidek (Ömer Şerif) vardır. Birlikte Volga nehrine kadar giderler. Burada pagan, barbar bir kavim olan Norslara rastlarlar. Kralları yeni ölmüştür, onun yakılarak denize bırakılma törenini izlerler. Norslara misafir olduklarında onların temizlik için bir kabı elden elel dolaştırdıklarını, bu kaba hem sümkürüp hem yüzlerini yıkadıklarını, tükürüp ağızlarını çalkaladıklarını görürler.
Nors kralı Bulvay'a gelen Kuzey'deki büyük kralın adamı şeytanların ülkelerini ateşe verip herkesi öldürdüklerini anlatarak yardım ister. Bulvay kavminin büyücüsü ay sayısına göre 13 savaşçının Kuzey'e gitmesi gerektiğini söyler. 13. savaşçı yabancı biri olmalıdır. İstemeyerek Ahmed, 13. savaşçı olur. Norslar ilk başta Ahmed'in Araplığıyla ve atıyla alay eder, fakat zaman içinde Nors dilini sadece dinleyerek hızlıca kavraması, at sürme becerisi, zekası ve savaşçılığı sayesinde saygılarını kazanması uzun sürmez.Norsların Lideri'nin kendisinden "sesleri çizmesini" (yazı yazmasını) talep emesi üzerine ona "لا إله إلا الله محمد رسول الله" (Allah Birdir, Ve Muhammed O'nun Peygamberidir) yazmasını öğretir.
13 savaşçı Kuzey ülkesine varıp kralın huzuruna çıkarlar. Kral onlara düşmanı anlatır: Bunlar, ölü yiyen, insan olmayan yaratıklardır. Sisle birlikte gece gelip çiftçilere saldırırlar. Büyük başlı, sivri dişli, pençeli, ateş tüküren, aslan ve ayı görünüşündedirler.
Savaşçılar ilk çarpışmada bu yaratıklarla tanışırlar. Birçoğunu öldürmelerine rağmen hiçbirinin cesedi yoktur. Ölülerini götürmüşler, öldürdüklerinin kafalarını almışlardır. Bunlar şeytan diye düşünürler.
Çiftliğin etrafına kazıklar çakarlar. Köylülerin ateş kurdu, ateş yılanı, ejderha dedikleri şeyle tekrar savaştıklarında artlarında bıraktıkları bir izle onları inlerinde vurmaya karar verirler. Yolda anlarlar ki bu yaratıklar ayı postu giyen, büyücüye tapan, insanüstü olmayan putperestlerdir. Yaşadıkları mağaraya girip büyücü analarını öldürüp geri dönerler. Son savaş için köyü hazırlarlar. Son çarpışmada şeytanların liderlerini öldüren Bulvay da ölür. Liderleri ölür ölmez hepsi kaçar. Ahmed görevini tamamlayıp ülkesine döner.

Oyuncuları

OyuncuRol
Antonio BanderasAhmed Ibn Fahdlan
Vladimir KulichBuliwyf / 1. Savaşçi
Dennis StorhøiHerger
Neil MaffinRoneth
John DeSantisRagnar
Clive RussellHelfdane
Mischa HaussermanRethel
Asbjørn 'Bear' RiisHalga
Richard BremmerSkeld
Tony CurranWeath
Albie WoodingtonHyglak
Ömer ŞerifMelchisidek
Erick AvariHosein, Karavan Lideri
Sven WollterKral Hrothgar
Diane VenoraKraliçe Weilew
Anders T. AndersenWigliff - Kralın oğlu
Maria BonnevieOlga, Hizmetçi

 

Notlar ve Kaynaklar

İbrahim Bey Ve Kuran'ın Çiçekleri



İbrahim Bey Ve Kuran'ın Çiçekleri 2003 Fransa yapımı dramatik filmdir. Özgün adı Monsieur Ibrahim et les Fleurs du Coran olan film 17 Eylül 2004'te Türkiye'de de gösterime girdi.
Eric-Emmanuel Schmitt'in 2001 tarihli aynı adlı çok satan romanından senaryosunu yazarın kendisi ile birlikte yazan François Dupeyron, aynı zamanda filmin de yönetmenidir. Eric-Emmanuel Schmitt'in romanı 2001 yılında Fransız Akademisi büyük ödülünü kazanmıştı. Roman Türkiye'de 2004 yılında Bilge Kültür Sanat Yayınevi'nden Mösyö İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri adıyla çıkmıştı.
Filmin başlıca rollerinde Ömer Şerif, Pierre Boulanger, Gilbert Melki, Isabelle Renauld,Isabelle Adjani ve Liberya asıllı komedyen Mata Gabin oynamışlardır. Filmde küçük bir rolde de Türk oyuncu Önder K. Açıkbaş yer almaktadır[1]
1960'ların Paris'inde dağılmış bir Musevi ailenin yoksul çocuğu Momo (Pierre Boulanger) ile oturdukları Arap mahallesinde bir bakkal dükkânı işleten yaşlı Türk İbrahim Bey (Ömer Şerif) arasında gelişen sıcak dostluk anlatılmaktadır.
İlk gösteriminin yapıldığı Venedik Film Festivali'nde Ömer Şerif'e "Seyirci özel ödülü" verildi. Fransa'nın Oscar'ı olarak kabul edilen César Ödülleri yarışmasında "En iyi erkek oyuncu" ödülü de yine Ömer Şerif'e gitti. Film ayrıca "En iyi yabancı dilde film" dalında Altın Küre'ye aday gösterildi. Momo rolündeki Pierre Boulanger'e Chicago Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü verildi.


Filmin Konusu

1960'larda Paris'in Arap Mahallesi de denen yoksul bir kenar semtinde yaşayan ergenlik çağındaki Musevi çocuk Momo (Pierre Boulanger) annesi ve erkek kardeşi tarafından terkedilir. Birtakım psikolojik sorunları olan babası da kendisi ile fazla ilgilenmemektedir. Bütün gün kendi başına kalan Momo çeşitli din ve etnik gruplardan ve alt gelir grubundan insanın bir arada yaşadığı mahallede bulunan genelevlerdeki fahişelerle arkadaşlık edip aylak aylak dolaşır. Arada bir de Arap olduğunu zannettiği Müslüman bakkal İbrahim'in (Ömer Şerif) dükkânından ufak tefek şeyler aşırır. Bu küçük hırsızlıkların farkında olan ama ses çıkarmayan İbrahim bey oldukça ilginç bir insandır. Basit görünüşünün altında mistik bir felsefi derinlik taşımaktadır. Momo'ya şefkatle yaklaşır ve zamanla aralarında sıcak bir dostluk gelişir. İbrahim bey aslında Türk'tür, Fransa'da Müslümanlar genellikle Arap oldukları için kendisine bazıları "Arap bakkal" demektedirler. İbrahim bey Momo'ya Arap ve Müslüman olmanın farkını anlatır. Sufizm felsefesini benimsemiş bir Müslüman olan İbrahim bey sık sık ona Kur'an'dan pasajlar okur, mutluluk ve yaşam felsefesi ile ilgili öğütler verir. Momo'nun babası intihar edip ölünce de onu evlat edinir. Bir araba satın alan İbrahim bey, evlatlığı Momo ile birlikte doğduğu topraklara, yani Anadolu'ya doğru şiirsel bir yolculuğa çıkarlar.


Monsieur Ibrahim (Ömer Şerif) ve Momo (Pierre Boulanger).

Oyuncu Kadrosu

  • Ömer Şerif ... Monsieur Ibrahim (İbrahim Demirci)
  • Pierre Boulanger ... Momo (Moses Schmitt)
  • Gilbert Melki ... Momo'nun babası
  • Isabelle Renauld ... Momo'nun annesi
  • Lola Naymark ... Myriam
  • Anne Suarez ... Sylvie
  • Mata Gabin ... Fatou
  • Céline Samie ... Eva
  • Isabelle Adjani ... Film oyuncusu
  • Guillaume Gallienne ... Otomobil satıcısı
  • Guillaume Rannou ... Prodüktör
  • Manuel Le Lièvre ... Sürücü kursu öğretmeni
  • Daniel Znyk ... Polis memuru
  • Françoise Armelle ... Öğretmen
  • Sylvie Herbert ... Sınav gözetmeni
  • Claude Merlin ... Noter
  • Pascal Vincent ... Eski kitapçı
  • Tessa Volkine ... Myriam'ın annesi
  • Marie-Sophie Ahmadi ... Nadia
  • Maryse Deol ... İşveren yönetici #1
  • Gérard Bôle du Chaumont ... İşveren yönetici #2
  • François Toumarkine ... İşveren yönetici #3
  • Sylvie Debrun ... İşveren yönetici #4
  • Önder K. Açıkbaş ... Motosikletli
  • Jérémy Sitbon ... 8 yaşındaki Momo
  • Eric Caravaca ... 30 yaşındaki Momo

Filmin müziği

Filmde kullanılan müzik parçaları şunlardır:
  • Sweet Little Sixteen - Beste: Chuck Berry
  • Hey Baby - Beste: Bruce Channel
  • Waltz - Coppélia dan - Beste: Léo Delibes
  • Sunny - Beste: Bobby Hebb
  • Violin Concerto No.1, K.207 1. Bölüm - Beste: Wolfgang Amadeus Mozart
  • Wooly Bully - Beste: Domingo Samudio
  • Why Can't We Live Together - Beste: Timmy Thomas
  • Allo... Maillot 38-37 - Seslendiren: Frank Alamo
  • Excuse-Moi Partenaire - Seslendiren: Johnny Hallyday
  • Babylone 21-29 - Seslendiren: Claude Véga
  • The More I See You - Müzik: Harry Warren - Sözler: Mack Gordon
  • (We're Gonna) Rock Around the Clock - Beste: Max Freedman ve James E. Myers
  • Last Night - Beste: Charles Axton, Gil Caples, Chips Moman, Floyd Newman ve Jerry Lee 'Smoochy' Smith Yorumlayan: The Mar-Keys
  • La Bamba - Yorum: Ritchie Valens geleneksel bir Meksika halk şarkısından uyarlanmıştır.

Kaynakça

Dış bağlantılar

Kurt Kanunu

Kurt Kanunu, 1992 yapımı dram türündeki Türk filmi. Yönetmenliğini Ersin Pertan'ın üstlendiği filmin başrollerini Mehmet Akan, Aslı Altan, Hümeyra, Berhan Şimşek, Şahika Tekand ve Yılmaz Zafer paylaşmaktadır. Kemal Tahir'in 1969 tarihli aynı isimli romanına dayanan film, Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'ya 1926 yılında İzmir'de yapılması plânlanan suikastı konu almaktadır.

Dış bağlantılar

Kafkas Tebeşir Dairesi

Kafkas Tebeşir Dairesi (Almanca: Der kaukasische Kreidekreis), dört bölümden oluşan seyirlik bir oyundur.
Bertolt Brecht tarafından 1944 yılında kaleme alınan oyun; yazarın en uzun eseri olmak gibi birçok özelliği içinde barındırır. Epik tiyatronun belirgin bir örneği olan Kafkas Tebeşir Dairesi, çok katmanlı, zengin alt okumaları olan bir oyundur, içinde farklı konuları barındırarak, izleyiciyi sürekli canlı tutar.
Oyunu Türkçeye Can Yücel ve Yılmaz Onay kazandırmıştır.
Brecht'in Amerika'da yaşadığı dönemde yazdığı bu eser, dört ayrı oyunu içeren altı perdeden oluşmaktadır. Evrensel bir nitelik taşıyan; iyilik, dürüstlük, özveri, mülkiyet gibi "insanlık değerlerinin", çok farklı karşılıklar bulabildiği bir "masal"dan hareket eden Kafkas Tebeşir Dairesi, Bertolt Brecht'in 1943 yılında tanıştığı oyun yazarı Clifford Odets'in önerisiyle Çin efsanelerinden esinlenerek üretilmiş, 1280 - 1368 yılları arasında hüküm süren Çin - Yuan hanedanlığı sürecinde yaşayan Li Çen Fu'nun "tebeşir dairesi" oyunundan ana temasını almıştır.
'Oyun içinde oyun' anlayışıyla Kafkas Tebeşir Dairesi, mülkiyet - emek ilişkisini sorgulayan ve emeği kazanımda belirleyici unsur olarak ele alan bir anlatımdır.
Türkiye'de de Dostlar Tiyatrosu başta olmak üzere çeşitli topluluklarca uzun süreler sergilenmiştir. Eserin en başarılı yönetmenlik deneyimini Mehmet Ulusoy gerçekleştirmiş olup, diyalektik anlayış, tiyatroya yansıtılmıştır. Yılmaz Onay'ın Mitos - Boyut Yayınları tarafından yayınlanan Bertolt Brecht Bütün Oyunları serisi için Almanca aslından çevirdiği Kafkas Tebeşir Dairesi, 2007-2008 sezonunda Erzurum Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konulmuştur.
Nazi Almanya'sı döneminde, Hitler'in işgalci orduları tarafından Grusinya'nın (Gürcistan) kuşatılması, keçi yetiştirmekle geçinen yerel halkın bu işgale direnişi ve sonrası, Kafkas Tebeşir Dairesi'nin konusudur.

Bölümler

  • Ön Oyun
  • Gruşa Ve Çocuğun Öyküsü
  • Azdak’ın Öyküsü
  • Kafkas Tebeşir Dairesi SınamasıKAFKAS