19 Temmuz 2014 Cumartesi

Fausto Zonaro





Fausto Zonaro (d. 18 Eylül 1854, Padova ili – ö. 19 Temmuz 1929, Sanremo), İtalyan ressam
II. Abdülhamit döneminde saray ressamı olarak Osmanlı sarayına hizmet vermiş oryantalist bir ressamdır. Tarih, savaş, deniz, manzara ve portrenin yanı sıra özellikle "Türk ressamı" olarak tanınır.

1854 yılında Avusturya İmparatorluğu'nun bir parçası olan Padova kentinin Masi beldesinde dünyaya geldi. Babası, bir duvarcı ustası idi.
Gençliğinde babasının yanında duvar ve bina yapımı işlerinde çalıştı ve aranılan bir usta oldu. 1870 yılından itibaren Masi yakınlarındaki Lendinara'da bir teknik okulda 3 yıl resim öğrenimi gördü. Bu okulu bitirdikten sonra dönemin önde gelen güzel sanatlar akademilerinden biri olan Accademia Cignaroli 'ye girdi; usta bir ressam olan Napolone Nani'nin öğrencisi oldu. Askerlik görevi nedeniyle yarım bıraktığı eğitimini daha sonra Roma Güzel Sanatlar Akademisi'nde tamamladı.
İlk sergisini İtalya'da açtıktan sonra Paris'e giderek atölye kurdu. 1889 Paris Salonu'na katıldı. Bohem bir yaşam süren sanatçı, başarısına ve ününe karşın az sayıda eser satabiliyordu. Resim dersleri vermek üzere İtalya'ya döndü. Sonradan eşi olacak Elisa Pante ile tanışmasının ardından 1891 yılında Elisa Pante'nin isteği üzerine onunla İstanbul'a geldi. İstanbul, yeteneğinin açıldığı, geliştiği ve sanatının benimsendiği yer oldu.

İstanbul'daki yaşam

1892'de bu şehirde evlenen çift, Taksim civarlarında kiraladıkları dairede yaşamaya başladı. Fausto Zonaro, İstanbul'daki ilk günlerinde küçük boyutlu manzaralar, kent yaşamından sahneleri gösteren tablolar yaptı ve bunları Pera'lı bir tacire satarak geçimini sağladı. Kısa süre sonra yabancı elçilikler tarafından himaye edildi ve İtalyan elçiliğinin desteği ile elçilik mensuplarının eşlerinin devam ettiği bir resim kursu açtı.
Teşrifat Nazırı Münir Paşa'nın eşine de resim dersi veren sanatçı; Münir Paşa tarafından Yıldız Sarayı'na davet edildi ve burada Osman Hamdi Bey ile tanıştı. Zamanla İstanbul'da sanata yakın çevrelerde iyice tanındı. 1894, 1895 ve 1905'te bu şehirde birer resim sergisi açtı. Zonaro'nun II. Abdülhamit'e gösterme fırsatı bulduğu suluboya tabloları Abdülhamit tarafından beğenildi.

Saray Ressamlığı

Fausto Zonaro'nun saray ressamlığına getirilişi kimi kaynaklara göre 1896 yılında “Ertuğrul Süvari Alayı'nın Galata Köprüsü'nden Geçişi” adlı tabloyu saraya sunması üzerine gerçekleşmiştir. Eseri beğenen padişahın kendisini Mecidiye Nişanı ile ödüllendirdiği ve ona "Ressam-ı Hazret-i Şehriyari", yani "Saray Ressamlığı" ünvanı verildiği düşünülür. Kimi kaynaklarda ise Abdülhamit'in özel yaveri olan Celal Esad'ın tavsiyesi ile saraydan resim siparişleri almış ve ardından saray ressamlığına getirilmiştir.
1897'de tamamladığı “Hücum” adlı resmin Sultan tarafından beğenilmesi üzerine kendisine Akaretler Sıra Evleri'nde bir bina tahsis edildi. Sanatçının yaşadığı ve içinde atölyesini kurduğu bu ev, bir sanat merkezi işlevi kazandı Sonraki yıllarda ünlü Türk ressamları arasında yer alacak Celal Esad, Hoca Ali Rıza, Şehzade Abdülmecid, Celile Hikmet ve Mihri Müşfik Hanım gibi isimler atölyesinde ondan ders aldılar. 
Zonaro, 1901 ve 1902'de İstanbul Salonu Sergilerine toplam 57 tablo gönderdi 1905 yılında II. Abdülhamit, ressamdan İstanbul'un Fethi'ni tasvir eden tablolar yapmasını istedi. Zonaro'nun bu tabloları da çok beğenildi ve maaşına zam yapıldı. Fausto Zonaro saray ressamı olarak sanat yaşamına devam ederken eşi Elisa, İstanbul manzaralarını fotoğraflayıp değerli bir arşiv oluşturmuş; ayrıca harem kadınlarınn fotoğraflarını çekerek “sarayın resmi portrecisi” ünvanını almıştır
1907 yılının eylül ayında II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 31. yıldönümü dolayısıyla ve sultan iradesiyle İstanbul'da düzenlenen sergiye de katılan Zonaro, Gün Doğarken Balıkçılar,Kayıkta, Odalık, Ney Çalan Derviş, Arzuhalciller, Rufai Dervişleri, Doğuluların Ahengi adlı tablolarıyla büyük ün kazandı. İstanbul’da yaşadığı dönemde Avrupa’daki sergilere de sık katıldı.
31 Mart Ayaklanması'ndan sonra II. Abdülhamit devrildi ve Abdülhamit'in kadroları tasfiye edilmeye başlandı. Zonaro'ya da Ekim 1909'da saray ressamlığı ünvanının kaldırıldığı bildirildi. Zonaro, 20 Mart 1910'da ailesiyle birlikte İstanbul'u terk etmek zorunda kaldı.

İtalya'daki yaşamı

Sanatçı, İstanbul'dan ayrıldıktan sonra İtalya'nın Sanremo kentine yerleşti ve İstanbul'u betimleyen resimler yapmayı sürdürdü. Ülkesinde artık ünlü bir kişiydi. 1911'de Roma'da açtığı sergiyi Ana Kraliçe ve İtalya Kralı III. Vittorio Emanuele gezdi. Sanatçının 1912'de Sanremo Kumarhanesi'nde açtığı sergiyi daha sonra Nice, Montecarlo, Rapallo, Cenova, Milano, Como ve Monza'da düzenlenen sergiler izledi. Resimleri sanatçı yaşarken büyük bir hayran kitlesi tarafından izlendi, dolayısıyla
İtalya'ya dönmesinden 10 yıl sonra, 1920'de eşinden ayrıldı ve kızıyla yaşamaya başladı.
Kaleme aldığı hatıralarını 1924 yılında basılmaya hazır hale getirdi ancak kitap basılmadı, yıllarca aile arşivinde kaldı (2008 yılında Türkiye'de Abdülhamid'in Hükümdarlığında Yirmi Yıl/Fausto Zonaro'nun Hatıraları ve Eserleri adıyla yayımlanmıştır). 
1929 yılında 75 yaşında Sanremo'da hayatını kaybetti.

Yeniden keşfedilmesi

Fausto Zonaro, uzun bir unutuluş döneminden sonra araştırmacı Rodolfo Falchi'nin 1993'te Le Tre Stagioni Pittoriche di Fausto Zonaro” (Fausto Zonaro'nun Üç Resimsel Mevsimi) adlı kitabı yayımlamasından sonra yeniden keşfedildi. Kitabın ardından 1994'te Sanremo'da Fausto Zonaro'nun eserlerinden oluşan yeni bir sergi düzenledi. Bu tarihten sonra sanat piyasasında giderek değer kazanan Zonaro tablolarının sahteleri de üretilmiştir.

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.